İddialı bir aday olarak sahneye çıkmasına rağmen partisi olan AK Parti’den aday gösterilmeyince AK Parti’den istifa ederek Bağımsız Milas Belediye Başkan Adayı olan Durmuş Özdemir, 31 Mart yerel seçim sürecini ve projelerini değerlendirdi. “Tek bağımsız aday olmamı bir avantaj sayıyorum” diyen Özdemir, “Ben Milas’ın adayıyım. iyisini ve Faydalısını yapmak için adayım. İlk projem insanları mutlu etmek ve sosyal hayatı zenginleştirmek olacak” dedi…
Bu hafta sonu yani 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak olan yerel seçimlere geçen yıl haziran ayında aday olma kararını veren, Cumhur İttifakı’nın Milas Belediye Başkan Adaylığı için, aday adaylığı başvurusunda bulunan, ittifakın 5 aday adayından biri olan ancak başkan adayı olarak gösterilmeyen ve bağımsız aday olarak yarışa devam etme kararı veren Veteriner Hekim Durmuş Özdemir, yaşanılan süreci ve bağımsız aday olarak yoluna devam etme sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Bağımsız Milas Belediye Başkan Adayı Veteriner Hekim Durmuş Özdemir’in açıklamaları şöyle:
“2019 yılından kalan bir hayalim vardı. O dönem, yakınlarım, eş-dost ve parti tabanından birçok insan, müşteri çevrem, az bir farkla kaybettiğimiz seçimin ardından aday olmam ile ilgili ciddi bir baskı kurdu. Nihayetinde seçimlere uzun bir süre varken aday olduğumu deklare ettim. Ancak süreç öyle bir işledi ki, beklenmedik çok şey yaşandı. Sonuç olarak genel merkez tercihini 5 aday adayından yana değil, adaylığı hiç gündemde olmayan bir isimden yana kullandı. Elbette bu süreçte bana ciddi ekonomik zararlar verildi. Adaylık sürecinin netleşmesinin ardından diğer partilerden ciddi teklifler aldım ancak herkese teşekkür ettim ve bağımsız aday olmaya karar verdim.
Bağımsız aday olarak çalışmalarıma kaldığım yerden devam ettim. Gerek sosyal medya gerek yazılı ve görsel medya gerekse birebir çalışma ile bu süreci bugüne kadar getirdim. Elbette gönül, saha çalışmalarımda arkamda güçlü bir teşkilat ve büyük kitlenin olmasıydı ancak bunları yaşayamadık. Öte yandan bağımsız aday olmanın da zorluklarını yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum.
Sürece bakıldığında 16 adayın yarışacağı bir seçime çok az bir süre kaldı. Diğer 15 aday bir parti logosu altında seçimlere girerken, ben bağımsız aday olarak katılıyorum. Tek bağımsız aday olmamın avantaj veya dezavantaj olup olmadığını sandıkta göreceğiz fakat ortada büyük bir oy dengesizliği var. Bazı parti ve adayının aşırı yüksek oy alacağı, bazıların da beklenenin altında oy alacağı dile getiriliyor. Sanırım vatandaşa kulak verdiğiniz de ortada bir maç gibi görünüyor. Yani her türlü sürprize açık bir seçim sonucuyla karşılaşabiliriz.
SEÇMENİN %35’LİK BİR KISMININ HALEN KARARSIZ OLDUĞU GÖRÜLÜYOR
Yaş ortalaması 18 ila 42 olan ve seçmen sayısının 35’ni oluşturan bir kitlenin kararsız olduğu, yapılan anket çalışmaları veya araştırmalardan anlaşılıyor. Bu kitlenin istediği şey ise ‘değişim.’ Yani bu kitle hangi parti ve adayına yönelirse seçimin galibi o olacak. Bu nedenle tüm adaylar da işte bu kararsız seçmenin peşinde…
‘İyisini ve faydalısını yapmak için adayım’ sloganıyla yola çıkmıştım. Bu slogan nedeniyle ciddi bir geri dönüş alıyorum. Zaten daha önceden Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir tabanım vardı, Ak Parti’den de belli bir tabanım oluştu. Güzel bir sonuç alacağıma inanıyorum. Çünkü bana inanan ve güvenen, değişim isteyen bir kitle var. Umarım bu düşünce ve istek sandığa yansır. Aday sayısına bakıldığında %30’luk oy alan aday, bu seçimin galibi olacak.
Adayların seçim kampanyasında açıkladıkları birçok projenin, Milas’ta yapılıp yapılamayacağına bakmak gerek. Kazanmam halinde önceliğim, insanların yüzünü güldürecek projeleri hayata geçirmek olacak. Belediyenin araç parkurunu genişleterek vatandaşa kısa sürede ulaşacak ve sorunu giderecek bir sistemi kurmak gerekiyor. Öncelikle bunu sağlayacağım. Sonra insanların sosyal açıdan çeşitli faaliyetlere katılacağı, izleyeceği alanların oluşturulması gerekiyor. Kavşak sorunu, yaya kaldırımlarıyla ilgili yaşanan sıkıntılar, otopark sorunu bu kentin acil çözüm bekleyen sorunlarıdır. Dolayısıyla insanımızı rahatlatacak şekilde her şeyden bir parça başlamak gerek. Sonrası zaten zaman içerisinde kendiliğinden gelir.
Önümüzde bir Burdur Belediyesi örneği var. Üreticiden temin edilerek gıda sektöründe halkın kaliteyi ucuza yiyip içtiğini görüyoruz. Burdur Belediyesi yapıyor da neden Milas Belediyesi yapmasın.
Milas, köy sayısı açısından Türkiye’nin belli başlı ilçelerinden birisi ve her şeyden önce dağınık bir coğrafyaya sahip… Dolayısıyla köylerin arasındaki ulaşım yollarının daha kullanışlı olması, hatta kestirme ilave yolların yapılması gerekiyor. Bugün ilçe merkez nüfusunun %70’nin köylerle bağlantısı var. Ben de bu özelliği yakından bilen biriyim. Köylerdeki okulun, caminin, sağlık ocağının nerede ve ne durumda olduğunu, kimin hangi evde ikamet ettiğini, hatta çocuklarının isimlerine kadar bilen biriyim. Adayların bazıları köylere düğün salonu, gençler için spor alanları falan diyor ya bunlardan önce yapılacak çok daha önemli işler var. Bugün birçok köyümüzde market yok. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılamak için başka bir köye veya ilçeye geliyor. Öncelikle köyde uygun bir yer varsa buranın market olarak yapılması, işletecek biri yoksa belli bir süre Milas Belediyesi’nin bir personel görevlendirerek sorunu çözmesi gerek.
Öte yandan Büyükşehir Yasası sonrası birçok mahalledeki köy kahvesi kapalı. İhalesi yapılmadı. Oysa insanların bir araya geleceği, konuşup sohbet edebileceği, yeri geldiğinde oyun oynayarak vakit geçireceği yerlerdir fakat ihale şartları çok ağır olduğundan kimse ihaleye girmek istemiyor. Dolayısıyla bu sorunu da bir an önce çözmek gerekir.
Sözümdür. Kazanmam halinde bu sorunu öncelikli olarak çözecek, hem orada istihdam sağlanmış olacak, hem de insanların sosyal ihtiyacı karşılanacak. Bununla birlikte köy meydanlarındaki tuvaletlerin de bir elden geçirilmesi gerekiyor.
MOBİL ÖDEME NOKTASI OLACAK
Bildiğiniz gibi ulaşım sorunu büyük bir sorun ve birçok köy bu konuda mağdur. Yeterli araç yok. Vatandaş belediyeye olan faturayı ödemek için bile Milas’a gelmek zorunda. Dolayısıyla bu yetki Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu için çözüm yolu da büyükşehir belediyesinde. Bu konuda yasa incelenerek, ilçe belediyelerinin de yapacağı bir hizmet varsa onu sağlamalıyız. Yoksa da mobil ödeme araçlarını dolaştırarak vatandaşın, fatura ödemesi yapması sağlanabilir. Bu da benim Milas halkına sözümdür. Kazanmam halinde bu projeyi hayata geçireceğim.
GENÇLERİN TÜM İSTEKLERİ 1 YILDA KARŞILANACAK
Gençlerimiz bizim geleceğimiz. Onlar için ne yapılsa azdır. Onlar da zaten çok şey istemiyor. Ücretsiz internet istiyor, vakit geçireceği, eğleneceği, arkadaşlarıyla birlikte olacağı kafeterya, spor yapacakları alanlar istiyor. Bunlar öyle yapılamayacak işler değil. Çok büyük bütçelere de ihtiyaç yok. Söz, gençlerin tüm isteklerini bir yılda karşılayacak sistemi kuracağım. Üstelik de son derece güvenli olacak bu alanlar.
Milas’ı 10 yıl, 20 yıl ileriye götürmek için değil, 50 yıl ileriye götürmek için proje üretilmeli. Bunun için de vatandaşın görüşü alınmalı. Gerekirse önemli konularda vatandaşa anket ile ulaşılarak sorulmalı. Ben yaptım oldu değil, vatandaşın istediğini yapmak önemli. Böylece vatandaşı da yönetime dahil etmiş olursunuz.
Ben bağımsız olarak katıldığım seçimi kazanırsam, eğer ilçenin sorunlarını çözmek için illa ki genel iktidara ihtiyaç varsa bunu halk adına çözmek için uğraşırım. Halka sormadan hiçbir iş başarılı olamaz. Sonuçta ben ne genel iktidarın ne de ana muhalefet partisinin temsilcisi değilim. Halk benden ne istiyorsa onu vermek, hizmet etmek zorundayım. Unun için de her yolu denerim. Bugün ben tüm partilerin adayıyım. Milas halkının adayıyım. Köylünün, kentlinin adayıyım.
Bazı kesimler adaylıktan çekileceğimi düşündü, bekledi fakat bu olmadı. Bağımsız aday olarak yola çıktım ve devam ediyorum. Andık sonucunu bekleyip göreceğiz. En doğru kararı Milas halkı verecektir. Sonuca hep birlikte saygı göstereceğiz. Ben şimdiden seçim sonucunun Milas’ımıza hayırlı olmasını diliyorum”

