İnsanlığın geleceği hakkında tahminlerde bulunan ve bu tahminlerini kapağına taşıyan The Economist Dergisi makalelerin birinde küresel ekonomideki kaosun dünya düzenini de bozacağı iddiasında bulunuyor olması.
Büyük sıfırlama adlı programın sözcülüğünü de üstlenmesi ile tanınan The Economist Dergisi vahşi kapitalist sistemi koruyan kurumların güvenirliklerini hızla kayıp ettiğini yazdı ve küreselleşmenin altın çağı artık sona erdi diye yazıyor. Çünkü sistem bir kere bozuldu mu kendini koruyamaz hale gelir ardından yıkım başlayacak demektir. Yerine yenisini koymak çok kolay olmayacaktır, yazmakta.
Konuyla ilgili açıklamaları dünya medyasında da yazılıyor çiziliyor 2024 başlarında The Economist Dergisi tarafından birkaç devlet adamların makalelerini yayınladı bu makalelerde liberal uluslararası düzenin parçalandığı çöküşün ani ve geri dönülmez olabileceği ileri sürmekteler. Bu tespiti çok önceden yazanlar da olmuştu.
Ancak benim söylemek istediğim er veya geç dağılacak olan Batı ve Atlantik ötesi yapının öteden beri kurulmuş olan kapitalist düzenin yakın gelecekte yıkılacağı olmasıdır. Çünkü gezegenimiz bu kadar haksızlığı artık taşıyamaz durumda olmasıdır.
İşte işin püf noktası burada. Bu durumu çok önceden gören Çin durmadan yükselmekte kendine olan güveni her geçen gün artmakta İRAN ise Basra Körfezi’nde çıkıp okyanuslarda kendine alan açma gayretinde çünkü daha geniş denizlere açılmadığı taktirde ve deniz hakimiyetini genişlemediği zaman dünyada söz sahibi olamayacağını ve uluslararası ticareti sekteye uğrayacağı hatta güdük kalacağını farkında İRAN bu durumun ne kadarını başaracağı tarih gösterecek.
Asıl konumuza dönersek kendiliğinden gelişen ve kalkınmasını durdurulmayan ÇİN ve TÜRK dünyası kuşağıdır. Çünkü batı kapitalizmi haksız yere girdiği ve parçaladığı açlık ve sefaletin içine sürüklediği dünyanın birçok coğrafyasında akan göz yaşı, dökülen kanı durdurmak için insanlık bu duruma dur diyecektir demeli. Çünkü liberal düzenin yaratığı yıkımların enkazları deyim yerindeyse kıyıya vurmuş üzeri kapatılmayacak kadar açıktır.
Bu durumu durduracak yegane güç doğuda bilim teknoloji alanında yükselmeye gayret eden ÇİN ve TÜRK dünyasıdır. Liberal düzenin yaratığı yıkıntıların üzerindeki örtüyü kaldıracak tek Akım ÇİN ve TÜRK kuşağı birliğidir.
İşin elbette zorlu etapları vardır dünyada iç içe geçmiş an itibari ile yön değiştiren olaylar ortaya çıkartabilirler ancak bütün bu olayların üstesinden gelmek için İran ve Rusya’nın birliğin içine almayı unutmamak gerekir birlikte hareket etmek her zaman bu tür oluşuma güç katacaktır.
Batı kapitalistlerin uzun yıllardan beri kurdukları vahşi düzenin yıkılması TÜRK, ÇİN, RUS ve İRAN’ın birlikte hareket etiği zaman kolaylaşacaktır.
Bunun yolu tek taraflı olmayan bir birliğin bütün tarafların ve insanlığın hak ve menfaatlerini koruyabileceği gibi doğuda yükselen aydınlanmasından faydalanarak aklın ve bilimin yolunda giderek ancak mücadele edilebilir küresel sistemin çökmesi en çok TÜRK birliği yararına olacağı muhakkaktır.

