1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. “Hedef; okuyan, düşünen ve üreten bireylerin oluşturduğu, ulusal kültür içerisindeki yerimizi almak”

“Hedef; okuyan, düşünen ve üreten bireylerin oluşturduğu, ulusal kültür içerisindeki yerimizi almak”

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kentin çocuk bahçeleri, “iki salıncak, bir kaydırak’tan ibaret olan ve sağında solunda “yasaktır” levhaları olan ve çocuklara adeta “gelmeyin” diyen mekânlara dönüştü. Nitekim son yıllarda, çocuk bahçelerinden artık çocuk sesleri gelmiyor. Salıncaklar ve kaydıraklar artık kimsesiz. Çünkü çağdaş kentin çocukları yeni bir oyun alanı keşfetti: Elektronik alan. Bu yasaksız, uçsuz bucaksız, arkadaşsız sanal oyun alanında artık çocuklar teknolojik üstünlük kurmuş ülkelerin ve kültürlerin penceresinden ve tabii oturdukları yerden dünyayı izliyorlar. Gelişme çağında olup koşması, terlemesi, enerji harcaması gereken çocuklar daha 10-12 yaşlarında göbekli, hareketsiz ve daha da önemlisi yaşıtları içinde yaşam mücadelesi vermenin, yarışmanın, kazanmanın, dost edinmenin, düşman kazanmanın ilk provalarından mahrum bir şekilde büyüyorlar.

Daha 30-40 yıl önce “oğlum sokaktan gelmiyor” diye dert yanan anneler şimdi “oğlum sokağa çıkmıyor” diye üzülüyorlar. Ama Türkiye’nin kent yöneticileri henüz bu sosyal dönüşümü fark edemedikleri için gelişmiş ülkelerde çocukları sokağa çekmek için kullanılan yöntemleri de bilmiyorlar. Kent yöneticileri pekâlâ somut olmayan kültürel mirası kullanarak çocukları sokaklara, park ve bahçelere yeniden çekebilirler. Bugünün çocuk bahçeleri baba ile oğlun, anne ile kızın, ailenin bütün bireylerinin birlikte eğlenmelerine, sözlü kültür verimlerini genç ve gelecek kuşaklara aktarmalarına uygun bir şekilde “Kültür evi-bahçe” olarak yeniden düzenlenebilir.

Bir babanın bu tip bir bahçeye götürdüğü çocuğuyla çelik çomak oynaması, topaç çevirmesi veya aşık atmasının kuşaklar arası iletişim açısından ne denli psikolojik, sosyolojik ve kültürel katkısının olacağı açıktır. Aynı şekilde çağdaş kentin “Kültür evi-bahçesinde” anneyle kızın bez bebek yapması veya beş taş oynaması sözlü kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasına katkı sağlayacaktır.

Kültür endüstrisine dayalı olarak para getiren onlarca sektör, Türk Halk kültürü mirasını tanımadığı için, bu alandaki inanılmaz zenginliğin de farkında değildir. Kültür eğitiminin ve kültürel tasarımların toplumun kültürel sürekliliği ve önceki kuşaklar tarafından kazanılan kültürel deneyimlerin kuşaktan kuşağa aktarılması amacına yönelik olduğu kadar, ciddi bir ekonomik alan yarattığını artık görme zamanı gelmiştir.

Hedef; okuyan, düşünen ve üreten bireylerin oluşturduğu, çağdaş kültürel öğeleri algılayabilen, kendi Halk Kültürü değerleriyle tanışık ve barışık bir Topluma kavuşmak ve kültürel birikimimizi kitlelerle tanıştırıp, ulusal kültür içerisindeki yerimizi almak olmalıdır.

“Hedef; okuyan, düşünen ve üreten bireylerin oluşturduğu, ulusal kültür içerisindeki yerimizi almak”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481