Tüm Emeklilerin Sendikası bir kez daha ‘geçinemiyoruz’ diyerek meydanlara çıktı. Milas Şehir Parkı önünde toplanan sendika üyeleri, Anayasa Mahkemesi’nde açılan davanın görüşüldüğü günde meydanlara indiklerine dikkat çekerek insanca yaşayacak bir ücret istediklerini vurguladılar.
Sendika adına açıklamayı Fikret Çoban yaptı. Çoban’ın konuşması sık sık sloganlarla kesilirken, Sendika temsilcisi Çoban, Genel Merkez tarafından gönderilen ve ülkenin dört bir tarafında aynı anda yapılan basın açıklamasını okudu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“2023 yılında yapılan kamuoyu yoklamalarında AKP iktidarı, yaklaşan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde umduğunu bulamayacağını anlayınca, önemli vaatlerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Mayıs 2023’te, seçimlere 3 gün kala, en düşük memur maaşının 22 bin lirayı bulacağını açıklarken, memur maaşlarındaki artışların memur emeklilerine de otomatik olarak yansıyacağını söyledi. Aynı gün AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, yapılacak düzenlemeye ilişkin, “Bu düzenlemeden bütün emeklilerimiz de yararlanacak” açıklamasında bulundu. Ancak seçimlerin ardından çıkarılan düzenlemede kamu görevlilerinin maaşlarına net 8.077 TL seyyanen ödeme yapılırken, memur emeklilerinin aylıklarına hiçbir ekleme yapılmadı. Emeklilerin giderek toplumsal dengeleri değiştirmeye başladığı, kamu çalışanlarının iktidardan uzaklaştığı bir dönemde, AKP iktidarı, memurları yanına alıp, emeklilere de umut vererek, oy kayıplarını önlemeye çalıştı. Aradan geçen bunca zamana rağmen, emeklilere verilen vaatlere yönelik hiçbir adım atılmadı. Yaptığımız girişimlere hiçbir olumlu yanıt vermediler. Emekli sendikaları olarak, birçok örneğine tanık olduğumuz bu tarzın, emeklileri oyalama taktiği olduğu çok açıktı. Çıkarılan yasada emeklilerin dışarıda tutulması 4688 sayılı kanuna ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. İktidar, yasanın arkasında dolanmış, meseleyi bir oldu bittiye getirmiş, adeta hile yapmıştır. Aklımıza şu soru gelmiyor değil! Siyasi iktidar seyyanen zam emeklilere de verilecek diye açıklama yapıp, sonra caymasının nedeni o tutarları seçimlerde kullanmayı tasarlamış olabilir mi? Bu soruya tatmin edici bir yanıt almış değiliz. Ayrıca memur emeklileri dışında kalan emeklilerin ezici bir çoğunluğu, dip aylık çeperinde aylık alan SGK, Bağ-Kur emeklilerine, dul ve yetim aylığı alanlara yönelik hiçbir açıklama yapılmamıştır. Oysa sorunun çözümü; emekliler arasında ayrımcılığı değil, eşitliği temel alan bir düzenlemeyle, emekli aylıklarının insanca yaşam koşullarına yükseltilmesinden geçer. Bugün 25.100 lirayı bulan seyyanen zam bu kapsamda değerlendirilmeli ve bütün emeklilere verilmelidir. Tekrar hatırlatmak istiyoruz. Çok sayıda girişimlerimiz, hak arama eylemlerimiz olmasına karşın, iktidar tarafından herhangi olumlu bir adım atılmamaya devam ediliyor. İktidar sesimizi duymalıdır. Ne Cumhurbaşkanı, ne de bakanlıklar, ne de TBMM’DE çoğunluğa sahip iktidar partisi ve ortakları sözünü tutmadı. Memur emeklileri için kulislerde 2024 yılı işaret edildiği lafları dolaştırıldı. Bu söylentiyi yayanlar, aslında seçimlerde oy kaygısıyla umut yaratmaya çalışıyorlardı. Beklenildiği gibi hiçbir adım atılmadı. Komik bir şekilde tatil yapacak emeklilerin kredi yurtlar kurumunda konaklayabileceklerini açıkladılar! Emeklinin tatil yapacak halleri mi vardır! Tok acın halinde ne anlar ki! İktidar memur emeklilerine verilen sözü tutmadığı gibi, memur emeklisi dışında kalan emeklileri telaffuz dahi etmediler. Ülke de adaletin, hukukun siyasal tercihlere göre biçimlendiğini biliyoruz. Yine de haksızlığın giderilmesi için bir umutla yargıya gidildi. Beklendiği gibi açılan davalar bir bir red edildi. Dava, Anayasa Mahkemesi’ne kadar taşındı. Sürecin ilk mahkemelerde emeklilerin lehine sonuçlanmamasını siyasi karar olarak değerlendiriyoruz. İktidarın tercihi emekten yana değildir. Emeklilerden yana değildir. İktidar yoksuldan yana değildir. Ülke kaynaklarının zenginlere, yandaşlara, faize aktarılmasında tereddüt etmeyenlerden, emeklinin sefaletini umursamalarını beklemiyoruz. Emeklilere 1000 lira vermemek için kırk takla atanların fon krizindeki hortumu açıklayacak yüzleri kalmamıştır. Fon kriziyle ay sonunu getirmek telaşındaki yoksulları umutlandırıp sonrada küçük küçük birikimlerini çalanların, 20 milyar doların üzerinde (1 trilyon dan fazla) parayı hortumlayanların, iktidarla içli dışlı oluşuna bakılırsa, kimlerin kimlerle olduğu daha iyi anlaşılacaktır. İktidar tavrını açıkça belirtiyor. Maden işçilerinin durumu, tekstil işçilerinin, emeklilerin, asgari ücretlilerin durumu ortadadır. Gıda krizi, barınma krizi had safhadadır. Devasa yoksulluk, hatta açlık ortada dururken, belediye başkanları, meclis üyeleri, parti başkanları, demokrasi diyenler bir bir tutuklanmaktadır. Dolayısıyla seyyanen zam meselesi de diğerleri de son derece siyasaldır. Pozisyonumuzu buna göre belirlemeliyiz. Sonuç olarak; seyyanen zammın emeklilere de verilmesi için açılan davalar Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştır. Anayasa Mahkemesi açılan davaları bir dosyada birleştirmiş ve sümen altında bekletmekteydi. Gelen tepkiler ve ülke sathında alanlara çıkılacağının duyulması üzerine, davanın kabul edilebilir şartları olduğu ve konunun esasta görüşülmesi için dosyanın ilgili bölüme sevki kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesi davayı esastan görüşecektir. Bu sürenin çok uzamaması gerekir. Sürenin uzatılması Anayasa Mahkemesi’ni şaibe altında bırakacaktır. Anayasa Mahkemesi iktidarın olası işaretini veya baskısını dikkate almamalıdır. Anayasa Mahkemesinin söz konusu davayı zaman geçirmeden bir an önce görüşmesini, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe ‘dur’ demesini 17 milyon emekliler adına bekliyoruz.”
“ESKİ HASTANE HUZUREVİ YAPILSIN”
Öte yandan sendika üyelerinin Milas Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden ve devletin ilgili kurumlarından bir de istekleri vardı. Birkaç yıl önce yenisi yapıldığı için atıl durumda kalan 75. Yıl Milas Devlet Hastanesi binasının huzurevi yapılmasını talep ettiler. Bu konuda yapılan açıklama şöyle:
“Türkiye’de değişen aile yapısı, yalnızlaşan yaşamlar ve ekonomik koşullar yaşlıların toplumdaki yerini tartışmaya açıyor. Uzmanlara göre yaşlıların desteklenmesi ailelerin omzundaki sorumluluk olmaktan çıkarak kamunun yani devletin ve belediyelerin üstlenmesi gereken bir meseleye dönüşmelidir. Milas’ta yaşlılara yönelik gerek Büyükşehir Belediyesi’nin gerekse devletin sosyal işler birimlerinin iyi niyetle uygulamaları var. Ancak kısıtlı bir kitleyi kapsadığı için yeterli değil. Yeterli olmamasının bir nedeni de gerekli tesis ve eleman eksikliğidir. Milas büyük bir ilçe ve yaşlı ve emekli sayısı gittikçe artmakta. Buradan gerek devletin ve belediyenin ilgili birimlerine sesleniyoruz. İlçemize yaşlılar için gerekli tesisleri, huzur evi, yaşlı bakımevi, emekli lokalleri, gündüz bakımevi gibi tesislerin yapılmasının gündeme alınması. Bu kapsamda eski devlet hastanesinin huzurevi yapılmasını talep ediyoruz. Bu konuda gerekli girişimleri yapacağız ve sizlerin de bizlere kamuoyu oluşturulma konusunda destek vermenizi bekliyoruz.”

