1. Haberler
  2. YEREL HABERLER
  3. ÇOCUK VE GENÇLERİN RUHSAL VE BEDENSEL GELİŞİMİ İÇİN FAYDALI BİR KONFERANS…

ÇOCUK VE GENÇLERİN RUHSAL VE BEDENSEL GELİŞİMİ İÇİN FAYDALI BİR KONFERANS…

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İlçemizde her hafta Radyo Gözlem’de yayınlanan “Milas’ın İçinden’ adlı programın bir parçası olarak planlanan ‘Çocuklarda ve Gençlerde Ekran Bağımlılığı ve Siber Zorbalık’ konulu konferans, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Seher Akbaş tarafından MİTSO Toplantı Salonu’nda gerçekleşti.

Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un şehir dışında olması nedeniyle Başkan Vekili Emrah Mergen, Radyo Gözlem’in Genel Yayın Yönetmeni Münevver Mat, Milas’ın İçinden adlı programın hazırlayıcısı ve sunucusu Uzman Sosyolog Elif Kara, ilçedeki birçok okulda görev yapan öğretmen, kalabalık sayıda gençler ve ebeveynlerin katıldığı konferansın açılış konuşmasını “Milas’ın İçinden” adlı programın hazırlayıcısı ve sunucusu Uzman Sosyolog Elif Kara kürsüye gelerek kısa bir konuşma yaptı. Kara; “Milas için, sizler için çıktığımız bu yolda bugün burada sizlerle yollarımız kesişti. Şahsen çok mutlu, çok umutlu ve çok heyecanlıyım. Radyo Gözlem’de çok kısa bir süre önce başladığımız “Milas’ın İçinden’ isimli program sadece bir radyo programı değil. Biz bir aileyiz. Milas’ın İçinden; Milas için, hepimiz için, farkındalık için, gelecekte yaşayacağımız her türlü sorunda müdahale ve mücadelede birlik için ve mutlu var olmak için birlikteyiz” diyerek tüm katılımcılara teşekkür etti.

Uzman Sosyolog Elif Kara’nın ardından kürsüye gelen Radyo Gözlem Genel Yayın Yönetmeni Münevver Mat ise şunları söyledi: “Biz 32 yıllık bir radyoyuz. 32 yıldır Milas’a dair ne varsa onu işlemeye çalıştık, işlemeye de devam ediyoruz. Sayın Elif Kara’nın aramıza katılmasıyla topluma ait tüm sorunları tek tek inceleme fırsatımız daha da arttı.

Bu arada biliyoruz ki Türkiye genelinde ve yansımasıyla Milas’ta da şiddet olayları arttı. Çok Tahrikler, tacizler çok fazla arttı. Bizler kendi toplumumuza sahip çıkabilmek, çocuklarımıza sahip çıkmak, doğru yolda onlara önderlik yapabilmek için Radyo Gözlem ailesi olarak her zaman sizlerin yanındayız. Geldiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum. İnşallah bu toplantı tüm çocuklarımıza ve Milas’a hayırlı olur.”

ÇOCUKLARDA, ERGENLERDE EKRAN BAĞIMLILIĞI VE SİBER ZORBALIK…

Bir çocuğun ilk adım attığı, ilk konuşmaya başladığı günden itibaren ruhsal ve bedensel gelişimine ebeveynlerin rol model olduğunu, özellikle 3 yaşından önce çocukların ekran karşısına geçmemesi, eline tablet ya da telefon verilmemesini aktararak konuşmasına başlayan Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Seher Akbaş, slayt gösterimi eşliğinde konferansa devam etti.

Prof. Akbaş konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün sizlere çocuklarda ve gençlerde ekran kullanmalarının etkileri nelerdir bunları konuşacağız. Son bölümde ise siber zorbalığı anlatacağım.

Teknolojinin bizim hayatımıza girmesinin iyi mi, güzel mi olduğu konusunda hepimizin kafası bazen karışıyor. Bu karışıklığı aslında yaşamımızdaki her alanda görebiliyoruz. Örneğin arabayı kullanırken hız yaptığımızda bizim için tehlike yarattığını, bir fincan kahve içtiğimizde keyif alabiliriz ancak çok sayıda kahve içtiğimizde bunun bir zararı olacağını biliriz. Dolayısıyla yaşadığımız süre içinde neleri nasıl ve ne kadar kullandığımız, bunun bizim üzerimizdeki etkilerini yaşayarak öğreniyoruz. Ekran da böyle bir şey… Günde kaç saat ekran başında vakit geçiriyoruz, telefonda veya bilgisayar başında zamanımızın ne kadarını harcıyoruz, kullandığımız teknoloji zamanla bizde bağımlılık yapıyor mu? Tüm bunları birazdan örnekleriyle sizlere aktarmaya çalışacağım.

Her şeyden önce uzmanların ortak görüşü, 3 yaşından önce çocukları ekrandan uzak tutmak gerekiyor. Çünkü çocuklar ilk adımı attığında, ilk konuşmaya başladığında ebeveynlerini rol model olarak görür, onların kendisiyle ilgilenmesini, vakit geçirmesini talep ederler. Eğer çocuk konuşabiliyorsa bunu sözleriyle, henüz konuşmayı öğrenmemişse davranışlarıyla ebeveynlerine iletir. Çocuk sussun diye ekranın karşısına geçirmek veya eline telefon vermek sağlıklı bir çözüm, doğru bir iletişim yöntemi değildir. Hatta bize başvuran birçok anne-baba evde ekran başında bir şeyler izlerken çocuğun gelip kendisiyle oyun oynamak istediğini, bu durumda çocuğun eline telefon verdiklerini ve telefonla vakit geçirmesini istediklerini söylüyor. Elbette bu durumun yanlış olduğunu anne-babaya iletiyoruz. Bu durumun çocuğu sosyal olmaktan, ruhsal ve fiziksel gelişim yönünden sağlıksız olduğunu belirtiyoruz.

Gelişim çağındaki bir çocuk zamanının büyük bir bölümünü ekran başında veya elindeki telefonla geçiriyorsa çağımızın önemli hastalıklarından biri olan Obezite hastası olması mümkündür. Yapılan bir araştırmada özellikle çocuklarda ve gençlerde ekran bağımlılığının; uykusuzluğa, daha sinirli, daha hareketli olmasına, karar verme yeteneğini bozulmasına, beyin fonksiyonlarının gerilemesine neden olduğu anlaşılmıştır. Yapılan araştırma özellikle gençlerin % 97’sinin ekranda video izlediğini, müzik dinlediğini, % 62’sinin de mesajlaştığı sonucunu ortaya çıkarmıştır. Bu çok tehlikeli bir sonuçtur. Oysa çocuklarımız zamanlarının büyük bir bölümü akranlarıyla, açık havada geçirmeli, böylece içine kapanık bir birey olmaktan kurtulmalıdır.

Okula giden çocuk ve gençleri de ekran bağımlılığı olumsuz yönde etkilemektedir. Derslerine çalışmaktan, öğretmenini dinlemekten uzaklaşırken aslında kendi iç dünyasında yalnızlığı yaşamaktadır.

İzlenen içeriğinde ne olduğu çok önem arzetmektedir. Örneğin çocukların, gençlerin oynadıkları oyunlar şiddet içerikli ise çocuklar çoğunlukla o oyundaki karakter ile kendilerini özdeştirmektedirler. Dolayısıyla anne-babaların, odasında çocuğunun ne izlediğini, hangi oyunları oynadığını kontrol etmeleri gerekiyor. Birçok bize gelen vakada çocuklara ne izlediğini, hangi oyunları oynadığını soruyoruz. Örneğin oyunda ‘şurayı ele geçirdim’ diyor. Nasıl geçirdin diye sorduğumuzda ‘bomba attığını, silah kullandığını’ söylüyor. Belki o an oynanan oyun çocuğa bir haz veriyor ama daha sonra nelere sebep olduğunu bugün hepimiz görüyoruz. Ekranda izlediği kahramana özenen çocukların, onlar gibi davrandığını, çevresine de bunu göstermeye çalıştığını karşılaştığımız örneklerde görmemiz mümkün.

Oysa hatırlayın eskiden kız çocukları bebeklerle oynar, annenin evin içinde nelerle uğraştığını görür onun yaptıklarını yapmaya çalışırdı. Erkek çocukları arabalarla oynar veya babanın evde tamir için kullandığı araç ve gereçleri kullanarak oyun oynardı. Teknolojinin hayatımıza girmesiyle çocukların bu alışkanlığı değişti.

Elbette teknolojinin iyi taraflarını da anlatmamız gerekiyor. Doğru kullanımla bilimsel gelişimin hız kazandığını, doğru bilgiye daha hızlı ulaşıldığını belirtmekte yarar var. Dolayısıyla başta biz ebeveynler olmak üzere teknolojiyi nasıl kullanmak gerektiğini bilmek, çocuklarımıza da bunu öğretmemiz gerekiyor. Çünkü her anne-baba çocuğu için bir rol modeldir” diyerek günümüzde teknolojinin çocuklarda ve gelişim çağındaki gençlerde hangi olumsuzlara yol açtığını, teknolojinin nasıl kullanılması gerektiğini çarpıcı örneklerle anlattı.

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Seher Akbaş’ın sunumunun ardından konferans, soru-cevap bölümüyle devam etti. Programın tamamlanmasının ardından Radyo Gözlem yetkilileri ve Prof. Dr. Seher Akbaş, MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer’i ziyaret ederek, konferans için Oda’nın konferans salonunu tahsisi için teşekkür ettiler.

ÇOCUK VE GENÇLERİN RUHSAL VE BEDENSEL GELİŞİMİ İÇİN FAYDALI BİR KONFERANS…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.