Stratonikeia ve Lagina Antik Kentleri Ziyaret Edildi
Fotoğraf; Ferruh Akıncı, Ahmet Şenol
Milas merkezli faaliyet gösteren Boğaziçi Karia Kültür ve Sanat Derneği üyeleri, tarihin derinliklerine uzanan anlamlı bir gezi gerçekleştirdi. Dernek üyeleri, ilk olarak Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Eskihisar Mahallesi sınırlarında yer alan Stratonikeia Antik Kentini ziyaret etti. Müze yetkililerinin de ilgiyle karşıladığı geziye, Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt ile Arkeolog Eylem Özdemir’in rehberliğinde, restoratör Baki Can Soydan eşlik etti.
Antik çağlardan günümüze kesintisiz yerleşim izleri taşıyan Stratonikeia, tarih boyunca Atriya, Khrysaoris, İdrias, Stratonikeia ve Eskihisar isimlerini almıştır. MÖ 281-261 yılları arasında hüküm süren Seleukos Kralı I. Antiokhos’un karısı Stratonike’nin onuruna yeniden inşa edilen kent, özellikle gladyatörlerin emeklilik hayatlarını geçirdiği bir yer olmasıyla dikkat çekiyor. Bu özelliği nedeniyle “Gladyatörler Kenti” olarak da anılmakta.
Kentte gerçekleştirilen kazılar, Geç Bronz Çağı’ndan itibaren yerleşim olduğunu ortaya koyuyor. Helenistik dönemde planlı kentleşmenin örneği olan hippodamik plana göre inşa edilen Stratonikeia, Roma döneminde de aynı yerleşim planını korumuştur. Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde ise yerleşim, kentin belirli bölümleriyle sınırlı kalmıştır.
Antik kentte Arkaik ve Klasik dönemlere ait surlar, gymnasion, tiyatro, meclis binası (bouleuterion), agoralar, tapınaklar, hamam kompleksleri ve anıtsal mezar yapıları gibi çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır. Özellikle meclis binası duvarlarında yer alan Grekçe Menippos’un takvim yazıtı ve Roma dönemine ait fiyat listesi, tarih meraklılarının ilgisini çekmektedir.
Osmanlı döneminde yapılmış olan Şaban Ağa Camisi, Türk mimarisine dair nadide örneklerden biridir. Stratonikeia, aynı zamanda Arkaik dönemden Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar farklı medeniyetlerin izlerini taşımasıyla, dünya üzerinde bu özelliğe sahip nadir yerleşimlerden biri olarak gösterilmektedir. Bu özelliği sayesinde 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir.
Stratonikeia gezisinin ardından dernek üyeleri, rotalarını Lagina Antik Kentine çevirdi. Karialıların kutsal alanı olarak bilinen Lagina, bugünkü Turgut Mahallesi sınırlarında yer almakta olup tarih boyunca Leyne adıyla da anılmıştır.
MÖ 3. binlerden itibaren kesintisiz bir iskâna sahip olan Lagina, özellikle Submiken ve Geç Tunç dönemlerine ait mezarlar ve kalıntılarla bölgenin arkeolojik değerini ortaya koyuyor. MÖ 8. yüzyıldan itibaren artan yerleşim faaliyetleri sonucunda inşa edilen kutsal alanlar ve anıtsal yapılar, bölgenin dini ve kültürel önemini gözler önüne seriyor.
Lagina, antik çağda Stratonikeia ile kutsal bir yol aracılığıyla birbirine bağlanmış olup, özellikle Hekate Tapınağı ile ön plana çıkmaktadır. Kutsal alanda propylon (anıtsal giriş), altar, peribolos duvarı, Dorik stoalar ve çok sayıda mermer süsleme elemanı yer alıyor.
MÖ 40 yılında Partlarla iş birliği yapan Romalı General Labianus’un saldırısına uğrayan kutsal alan, büyük hasar görmüş ve bu tahribat, İmparator Augustus’un bağışlarıyla onarılmıştır. Augustus’un katkıları, tapınağın girişindeki kitabeyle günümüze ulaşmıştır.
Lagina’daki Hekate Tapınağı, 8×11 sütunlu ve Korinth düzeninde inşa edilmiş olup tapınağın frizlerinde; Zeus’un doğumu, Amazon-Grek barışı, Tanrılar ile Devler arasındaki savaş (Gigantomakhia) gibi sahneler işlenmiştir. Ayrıca tapınağın MÖ 81 yılında var olduğuna dair senato kararı, yapının kutsallığını ve koruma altında olduğunu belgelemiştir.
Bu anlamlı gezi sırasında, Boğaziçi Karia Kültür ve Sanat Derneği üyeleri, hem geçmiş medeniyetlerin izlerini yerinde görme fırsatı buldu hem de bölgenin kültürel mirasının korunmasına dair farkındalık kazandı. Dernek yönetimi, ilerleyen dönemde benzer gezilerle tarih ve kültür bilincini artırmayı hedeflediklerini belirtti.
Tarihî ve kültürel değerlere sahip çıkmak adına yapılan bu tür geziler, sadece birer gezi olmanın ötesinde, geçmişle bağ kuran ve geleceğe ışık tutan önemli etkinlikler olarak öne çıkıyor.


