Milas’ta maden sahalarının çevresinde yaşayan üreticiler, yıllardır çözüm bekleyen bir sorunla mücadele ediyor. Özellikle feldispat madenlerinin taşınması sırasında yaşanan kazalar ve yoğun yağışların ardından dere yataklarına taşınan maden atıkları, tarım arazilerini kullanılamaz hale getiriyor. Üreticiler, ilgili kurumlara defalarca başvurmalarına rağmen sorunun çözülemediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
YAĞMURLA BİRLİKTE MADEN ATIKLARI TARLALARA TAŞINIYOR
Milas’ın kırsal mahallelerinde tarımla geçimini sağlayan vatandaşlar, maden faaliyetlerinin yalnızca çevreyi değil, tarımsal üretimi de olumsuz etkilediğini ifade ediyor.
İddialara göre, maden sahalarından ve özellikle kış aylarında feldispat yüklü kamyonların karıştığı trafik kazaları sonucu yollara dökülen maden atıkları yağmur sularıyla birlikte dere yataklarına ulaşıyor. Dere yataklarında biriken maden atıklarıtoprağı ve sediment zamanla suyun doğal akışını değiştirirken, taşkınlarla birlikte tarım arazileri de maden toprağıyla kaplanıyor.
Üreticiler, yıllardır emek verdikleri verimli toprakların artık ekilemez duruma geldiğini söylüyor.
KÖPRÜNÜN YETERSİZLİĞİ TAŞKINLARI DAHA DA BÜYÜTÜYOR
Bölgede yaşayan vatandaşlar, sorunun yalnızca maden atıklarıyla sınırlı olmadığını, altyapı eksikliğinin de mağduriyeti artırdığını dile getiriyor.
Bahçeburun ile Çınarlı mahallelerini birbirine bağlayan yol üzerindeki köprünün üç küçük gözlü olarak inşa edildiğini belirten köylüler, yoğun yağışlarda dere yatağından gelen ağaç kökleri, çalılar ve diğer malzemelerin köprü gözlerini kısa sürede tıkadığını ifade ediyor.
Köprünün tıkanmasının ardından dere suyunun yükseldiğini anlatan vatandaşlar, suyun mevcut kanalı aşarak tarım arazilerine yöneldiğini ve büyük çaplı zarar oluşturduğunu söylüyor.
“MADEN HAVUZLARI PATLAYINCA TARLA TAMAMEN KAPLANDI”
Bölge sakinleri, asıl büyük zararın ise yukarı kesimlerde bulunan maden sahalarında oluşturulan su ve çökeltme havuzlarından kaynaklandığını öne sürüyor.
Vatandaşların iddiasına göre yoğun yağışlar sırasında bu havuzlardan taşan ya da patlayan sular, büyük miktarda feldispat içerikli maden toprağını dere yatağına taşıyor. Taşkınla birlikte gelen maden toprağı ise tarım arazilerinin üzerini tamamen kaplıyor.
Üreticiler, yaşanan durumu şu sözlerle anlattı:
“Bahçeburun ile Çınarlı’yı bağlayan yol üzerindeki köprünün üç gözlü ve küçük olması nedeniyle dere yatağından gelen ağaç kökleri ve çalılar köprünün ağzını kapatıyor. Köprü tıkanınca su seviyesi yükseliyor, kanal patlıyor ve bütün su tarlaya doluyor. Yukarıdaki maden sahalarının havuz sistemlerinden gelen maden toprağı da suyla birlikte tarlalarımızı kapladı. Artık bu alanlarda üretim yapamıyoruz.”
“İLÇE TARIM’A GİTTİK, DSİ’YE BAŞVURDUK, SONUÇ ALAMADIK”
Mağdur üreticiler, yaşanan sorunla ilgili birçok kamu kurumuna başvurduklarını ancak bugüne kadar kalıcı bir çözüm üretilmediğini ifade etti.
Vatandaşlar, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Devlet Su İşleri (DSİ) başta olmak üzere ilgili kurumlarla yaptıkları görüşmelerden sonuç alamadıklarını belirtti.
Üreticiler, yaşadıkları mağduriyetin her geçen yıl büyüdüğünü, ancak sorumluluğun sürekli farklı kurumlara yönlendirildiğini dile getiriyor.
“TOPRAĞI TEMİZLEMEYE GÜCÜMÜZ YETMİYOR”
Maden toprağıyla kaplanan arazilerin yeniden tarıma kazandırılmasının oldukça yüksek maliyet gerektirdiğini belirten köylüler, bunu kendi imkanlarıyla yapmalarının mümkün olmadığını söyledi.
Vatandaşların verdiği bilgiye göre sadece zarar gören alanların temizlenebilmesi için yaklaşık bin kamyon dolgu malzemesinin taşınması gerekiyor.
Bu büyüklükte bir çalışmanın bireysel imkanlarla yapılamayacağını belirten üreticiler, devlet desteği olmadan yeniden üretime başlamalarının mümkün olmadığını ifade ediyor.
TARIMSAL ÜRETİM TEHLİKEDE
Milas’ın önemli tarım bölgelerinden birinde yaşanan bu sorunun yalnızca birkaç üreticiyi değil, bölgedeki tarımsal üretimi de tehdit ettiği belirtiliyor.
Uzmanlar, dere yataklarının doğal akışının bozulmasının hem taşkın riskini artırabileceğini hem de tarım arazilerinin uzun yıllar verim kaybına uğramasına neden olabileceğini ifade ediyor.
Bölge halkı ise maden faaliyetlerinin çevresel etkilerinin daha sıkı denetlenmesini, dere yataklarının temizlenmesini, köprünün kapasitesinin artırılmasını ve zarar gören tarım arazilerinin rehabilite edilmesini istiyor.
ÜRETİCİLERİN ÇAĞRISI: “ARTIK KALICI ÇÖZÜM İSTİYORUZ”
Yıllardır aynı sorunla mücadele ettiklerini söyleyen köylüler, her yağmurun ardından yeni bir endişe yaşadıklarını belirterek yetkililere seslendi.
Üreticiler, zarar gören tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması, taşkın riskini ortadan kaldıracak altyapı çalışmalarının yapılması ve maden sahalarının çevresel etkilerinin daha etkin şekilde denetlenmesi için acil adım atılmasını beklediklerini ifade etti.
Bölge halkı, “Toprak bizim geçim kaynağımız. Bu mağduriyetin artık sona ermesini ve kalıcı çözüm üretilmesini istiyoruz.” diyerek yetkilileri göreve çağırdı.





