İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Türkiye ekonomisinin son verilerini değerlendirerek tabloyu tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Cari açığın zirveye ulaştığına ve rezervlerin hızla eridiğine dikkat çeken Ergun, ekonomideki yapısal krizin sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Türkiye ekonomisine ilişkin Şubat ayı verilerini değerlendirdiği kapsamlı bir açıklama yaparak ekonomi yönetimine sert uyarılarda bulundu. Açıklanan rakamların bir ekonomik darboğaza işaret ettiğini belirten Ergun, özellikle cari açığın Şubat ayında 7,5 milyar dolar ile son 10 ayın en yüksek seviyesine çıkmasının ve yıllık bazda 35,4 milyar dolara ulaşmasının endişe verici olduğunu ifade etti.
REZERVLERDEKİ KAYIP KORKUTUYOR
Dış ticaret açığının tek başına 7,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Ergun, daha da vahim olan tablonun Merkez Bankası rezervlerinde yaşandığını kaydetti. Sadece bir ay içerisinde rezervlerin 10,6 milyar dolar eridiğini vurgulayan Ergun, doğrudan yatırımların Türkiye’ye gelmek yerine net çıkış vermesinin yabancı yatırımcı nezdindeki güven kaybının en somut göstergesi olduğunu söyledi.
YAPISAL KRİZ VE İTHALAT BAĞIMLILIĞI
Türkiye’nin üretmeden tüketen bir ekonomi haline getirildiğini savunan Prof. Dr. Metin Ergun, cari açığın artık geçici bir durum olmaktan çıkıp yapısal bir kriz halini aldığını belirtti. Açığın kapatılamaması sonucunda çözüm olarak Merkez Bankası rezervlerinin yakıldığını ifade eden Ergun, ihracatın ithalat bağımlılığını karşılamaya yetmediğini ve ekonominin sadece sıcak paraya muhtaç, günü kurtarma politikalarıyla yönetilen bir sürece girdiğini dile getirdi.
ÇIKIŞ YOLU: ÜRETİM VE GÜVEN
Bu gidişatın durdurulması için acil bir makas değişikliğine ihtiyaç olduğunu belirten Ergun, üretim ekonomisine geçilmeden, enerji ve sanayide dışa bağımlılık azaltılmadan bu tablonun daha da ağırlaşacağını söyledi. Hukuk ve güven ortamının tesis edilmesinin yatırımcı çekmek için elzem olduğunu vurgulayan Ergun; şeffaf ve rasyonel ekonomi politikalarına dönülmesi, israf yerine planlı kalkınmanın esas alınması gerektiğini kaydetti.
“FATURAYI MİLLET ÖDEYECEK”
Ergun, “Üreten Türkiye, güçlü Türkiye” vizyonuyla yerli üretime dayalı bir modelin şart olduğunu, aksi takdirde bu gidişatın faturasının halka daha yüksek enflasyon, daha pahalı döviz ve daha çok yoksulluk olarak döneceğini belirterek sözlerini tamamladı.

