Milas’ta bir kadın ölümü daha, toplumda derin bir üzüntü ve endişe yarattı. Pina Yarımadası Güvercinlik Koyu’nda demirli bulunan bir gezi teknesinde, 35 yaşındaki Bahar Taş’ın yaşamını yitirdiği belirlendi.
Edinilen bilgilere göre Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşayan Bahar Taş, arkadaş grubuyla birlikte gezmek amacıyla Milas’a geldi. Kiralanan gezi teknesinde 7 Şubat’ı 8 Şubat’a bağlayan geceyi geçiren grupta yer alan Taş, sabah saatlerinde teknede hareketsiz halde bulundu. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri genç kadının hayatını kaybettiğini tespit etti.
Cumhuriyet savcısının bilgilendirilmesinin ardından teknede detaylı inceleme yapılırken, ilk bulgularda Bahar Taş’ın vücudunda darp ya da cebir izine rastlanmadığı açıklandı. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla genç kadının cansız bedeni Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında, olay sırasında teknede bulundukları belirlenen T.Y. ve S.E. isimli iki kişi gözaltına alındı. Yetkililer, ölümle ilgili tüm ihtimallerin titizlikle değerlendirildiğini bildirdi.
ARDI ARDINA GELEN ÖLÜMLER TOPLUMSAL ALARM VERİYOR
Bu olay, Milas’ta kısa süre önce yaşanan başka bir kadın cinayetinin acısı henüz tazeyken gündeme geldi. Geçtiğimiz günlerde, yine genç yaşta bir kadın, işe gitmek için evinden çıktığı sırada boşanma aşamasında olduğu eski eşi tarafından sokak ortasında bıçaklanarak öldürülmüştü.
Birbirinden bağımsız gibi görünen bu iki olay, kadınların yaşam hakkına yönelik tehdidin ne kadar yakıcı ve süreklilik arz ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kadın ölümlerinin yalnızca adli vakalar olarak değil, toplumsal bir sorun ve ortak bir sorumluluk alanı olarak ele alınması gerektiği yönündeki çağrılar ise her geçen gün daha da yükseliyor.
Milas’ta yaşanan bu son olayla birlikte kamuoyunda tek bir soru yankılanıyor:
“Bir kadın daha ölmeden neyi değiştirmemiz gerekiyor?”

