1. Haberler
  2. YEREL HABERLER
  3. HALK KÜLTÜRÜMÜZDE “KOMŞU”

HALK KÜLTÜRÜMÜZDE “KOMŞU”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(1.Bölüm)

Önce apartmanlarla şimdi de rezidanslarla fiziki anlamda birbirimize iyice yaklaştık. Eskilerin mahalle kültürü içinde, aynı sokakta yan yana veya karşı karşıya olan evlerinden hareketle ürettiği “kapı komşu” deyimi bence gerçek anlamını şimdi bu büyük apartmanlarda ve rezidanslarda buldu. Zira sizin dairenizin kapısı ile komşunuzun dairesinin kapısı arasındaki mesafe neredeyse bir metreye düştü, yani o kadar yakınsınız komşunuza.

Kapılar bu kadar yakın ama yüzler, sesler ve gönüller yakın mı acaba?  Apartman ve özellikle rezidans hayatı, kendine özgü kentsel kültürü içinde komşuluğu özendirmiyor, sürdürülmesine izin vermiyor maalesef. Apartmanlarda bayramdan bayrama yapılan “iade-i bayram ziyareti” diye biraz tuhaf da olsa kentsel bir bayramlaşma kültürü yaratan komşuluk ilişkileri, rezidanslarda kendisine ne kadar yer bulabiliyor?

Eskilerin uzak mekânlara yapılan sık ziyaretler için “komşu kapısı” deyimini kullanması, komşular arasındaki iletişimin gücünü gösterirken, bugün komşular birbirlerinin doğumundan, düğününden veya ölümünden dahi haberdar olamıyorlar. Bu duruma bakarak iki rezidans arasındaki komşuluğun güvenlikli yüksek duvarlarıyla “vizesiz girilemez ülkeler” statüsünde bir durum yarattığını söylemek abartılı mı olur?

Borçlanmanın kredi kartıyla ve taksitle yapıldığı ve kimsenin kimseden artık borç para istemediği, evde olmayan her şeyin bir telefonla ve kısa sürede kuryelerle ulaştırıldığı ve komşuya tuza, gaza veya bir tutam maydanoza gidilmediği, cenazen olsa ağıtçıların bile parayla hizmet verdiği, bedelini ödediğin sürece gazın duvardaki borudan geldiği, ocağı otomatik çakmakların yaktığı, kısacası her şeyin “ücreti mukabilinde” kolayca temin edildiği bu kültürde “komşu komşunun külüne muhtaçtır” atasözü, kim için ne anlam ifade etmektedir ve halk bilimci tarafından nasıl yorumlanabilir?

Gençlerin “mahallenin namusu” diye bir misyon üstlenip, komşu kızlarına “bacı” diye hitap ettiği, bu ilkelere uymayanların sokaktan veya mahalleden dışlandığı mahalle kültüründen sonra “rezidansın namusu” diye yazılı hukukun suç ve ceza sistemi dışında çağdaş ve kabul edilebilir bir törel alan oluştu mu acaba? Kanunların koruyamadığı veya ihtiyaç anında elinin ulaşamadığı durumlarda rezidanslardaki korunmasız insanları, sapıklardan, katillerden, hırsızlardan hangi normlar, değerler ve komşuluk ilişkileri koruyor?

HALK KÜLTÜRÜMÜZDE “KOMŞU”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481