1. Haberler
  2. YEREL HABERLER
  3. AHLAKTAN YOKSUNLUK VE SONUÇLARI

AHLAKTAN YOKSUNLUK VE SONUÇLARI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir toplumda ahlakın yok olması, toplumsal düzenin, güvenin ve huzurun bozulmasına yol açar. Ahlak, bireylerin ve toplulukların birlikte yaşayabilmesi için gerekli olan kurallar bütünü olarak işlev görür.

Ahlak olmadığında İnsanlar arasında dürüstlük ve güven duygusu azalır. Bu, bireyler ve kurumlar arasındaki ilişkilerin zayıflamasına ve iş birliğinin azalmasına neden olur.

Adalet duygusunun yok olması, yolsuzlukların ve haksızlıkların artmasına yol açar. Güçlüler zayıfları ezer, adil olmayan bir düzen oluşur

Şiddet ve suç oranları artar.

Ahlaki değerlerin kaybolması, bireyleri kendi çıkarlarını korumak için daha saldırgan hale gelir. Bu durum şiddet, hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçların artmasına neden olur.

Ahlaki değerlerin zayıfladığı bir toplumda bireyler, topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmemeye başlar. Bu da toplumsal bağların kopmasına ve bireylerin yalnızlaşmasına yol açar.

Ahlakın yok olduğu bir toplumda aile bağları zayıflar, çocuklara doğru rol modeller sunulmaz ve eğitim sistemi beklenilen sonuçları doğurmaz. Bu durum nesiller boyu sürecek sorunlara neden olabilir.

Ahlak çöküşünden kaynaklı oluşan güvensizlik ortamı, ekonomik faaliyetlerin zarar görmesine neden olur. Haksız kazanç, vergi kaçırma, iş ahlakına uygun olmayan davranışlar yaygınlaşır.

Ahlaki değerlerin eksikliği, bireyler arasında sevgi, saygı ve empati gibi duyguların azalmasına yol açar. Bu da bireysel ve toplumsal mutsuzluğu artırır.

Özetle, ahlak bir toplumun temel direklerinden biridir. Ahlakın yok olması, hem bireylerin hem de toplumun yaşam kalitesini olumsuz etkileyerek bir çöküş sürecine yol açabilir. Bu nedenle ahlaki değerlerin korunması, eğitim ve kültür yoluyla güçlendirilmesi son derece önemlidir.

Peki ülkemizde Ahlaki durum hangi noktada derseniz sanırım çürümüşlüğün son noktasında.

Zira işlek bir cadde bir kaldırım taşına oturup yarım saat çevreyi ve insanı gözlemlediğinizde fark ediyorsunuz. Ahlak ve erdem gibi değerlerimiz yok olmuş.

Bir bakıyorsunuz biri çıkıyor “Atam izindeyiz” diyor ama hindi kesip İngiliz kültürüne göre yaşam tarzı benimsiyor sanki Mustafa Kemal’in kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde değil Aleksandr Tropilis’in kurduğu Ceneviz Krallığı’nda yaşıyor.

Atatürkçü geçiniyor ama ne Atatürk’ü tanıyor nede atasını.!

Bir başkası lafa geldi mi İslam’ı tekeline almış vatan millet Sakarya naraları atıyor. Öbür taraftan ramazan geldi mi ellerini avuşturuyor nasıl zam yapcam şimdi 3 kat 5 kat kazanacam diye ya da bu ay çok bağış alırız bir villa bir araba daha alırız diye…!

Oysa ki o gavur dediğiniz aslında çokta özenip taklit ettiğiniz batılılar kendi dini bayramlarında her şeyin fiyatını düşürerek herkesin bayramı bayram gibi yaşamasını sağlar.

Biz ne özümüzü koruyabildik nede özendiğim batıya yaklaşabildik onların çöp tenekesi olduk sadece…

Mini etek, kravat, eğlence keyif olunca konu batıyı bile solluyoruz, ancak iş disipline, teknolojiye, bilime gelince orada yokuz.!!

Unutmayalım içinde bulunduğumuz durum ne olursa olsun sorumlusu biziz, zira bizi yönetenler Corç veya Alexander, ya da Madam Merkel değil.

Peki kim? Hasan, Hüseyin, Ayşe, Fatma yani bizden biri.

Biz bir karış toprak için miras kavgasına düşersek, biz komşumuzu kazıklamaya çalışır, biz yalanı, talanı normalleştirirsek bizi yönetenlerden de farklı bir tavır bekleyemeyiz.

Unutmayın bir hastalığın tedavisinin doğru yapılabilmesi için teşhisin doğru konması lazım gelir.

Bizim maddi manevi yaşadığımız bugünkü sıkıntıları aşmanın tek yolu bu sorunların kendimizden başladığı gerçeğini kabul etmektir.

Ve kendimizden başlayarak iyiye, güzele, güzel ahlakla yol alamaya başlarsak zaman içinde göreceğiz ki her şey çözülmüş olacak.

Öncelikle dilimize pelesenk yaptığımız değerlerimiz özümüze işlemeli davranışlarımıza dönüşmeli. Özümüze, değerlerimize, kültürümüze sahip çıkmalıyız.

İşte o zaman mutlu ve huzurlu bir toplum olma yolunda ilerleriz.

Artık elimizin altında okuyup araştırmak, kendimizi geliştirmek için birçok argüman var. Bunu lehimize çevirip Ahlaken yaşadığımız erozyonu durdurmalı ve hızla kaybettiğimiz değerleri yeniden kazanmak için çabalamalıyız.

Aksi halde daha çok birbirimizi yeriz.

Ahlak düzelince maneviyat yerini bulunca ekonomide düzelir, hukukta sağlıklı işler, her sorun kendi mecrasında rayına oturur.!!

AHLAKTAN YOKSUNLUK VE SONUÇLARI
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481