Muğla, vatanımızın bir ilidir. Muğla merkezli il, 2023 sonu verilerine göre 1.066.736 kişilik nüfusa sahiptir. Ege Bölgesi’nde, topraklarının küçük bir kısmı Akdeniz Bölgesi içine giren, Ortaca, Dalaman, Köyceğiz, Fethiye, Marmaris, Milas, Datça ve Bodrum gibi tatil yöreleri ile ünlü bir yerleşim yeridir.
Muğla kenti, Türkiye’nin güneybatı ucunda yer alan, kuzeyinde Aydın, kuzeydoğusunda Denizli ve Burdur, doğusunda Antalya ile komşu, güneyinde Akdeniz ve batısında ise Ege Denizi ile çevrilidir. Toplam uzunluğu 1100 km’yi aşan kıyıları ile, ülkemizin en uzun sahil şeridine sahip ilidir.
Topraklarının bir kısmı Akdeniz Bölgesi, bir kısmı Ege Bölgesinde olan Türkiye’nin güneybatısından bir kent. Kıyı ilçeleriyle, merkezi (Menteşe) arasında yaklaşık 670 m yükselti farkı olan şehir. Güneş ve yağmurun birlikte dans ettiği, Rize’den sonra Türkiye’de en çok yağmur yağan ormanlar şehri. Hem Akdeniz iklimi hem Akdeniz dağ ikliminin görüldüğü yer. Yörük geleneğinin halen yaşatıldığı yaylalar şehri. Organik tarım/hayvancılık ürünlerinin satıldığı, köylü pazarlarına sahip kent. Kıyı uzunluğu en fazla olan kent. Tarihi, kültürel, bilim, çevre, sağlık, sosyal, ekonomik ve turizm özellikleri saymakla bitmeyen il…
Bütün bu özelliklerine karşı, bu güzel kentimizin de bazı sorunları da bulunmaktadır. Bir kıyı kenti olması, ve yeraltı zenginliklerine sahip olması, turizm kenti özelliğinden ayrılarak, sanayii şehri olma çabaları ön plana gelmektedir.
Bütün bunların yanı sıra genel nüfusunu göz önüne aldığımızda, şehrimiz sosyalist ve demokratik bir düşüncededir. Bu düşüncede olmasının en kötü yanı ise, halen iktidarda olan partinin, bu yapısını değiştirebilme gayreti ile, imar planlarına aykırı olarak, yeni değişiklikler yapmak istemesi gelmektedir..
Bu değişikliklerin başında yer altı zenginliklerinin yurt dışına ihracatında kullanılmak üzere ilimiz kıyılarında, özellikle turizm bakımından değerli ilçe ve köylerimize liman yapmak istemesidir.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı birinci derece tarihi ve doğal sit alanı olan tarihi İasos Antik Kenti sınırlarında kalan Kıyıkışlacık köyü sahiline yapılmak istenen liman ve gemi iskelesi için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı Muğla Valiliği tarafından geri çekildi. Haber, bölgede sevinçle karşılandı. Diğer taraftan, Güllük Körfezi Dayanışması İasos Mahalle Meclisi Sözcüsü Hülya Scobie, “ÇED gerekli değildir” kararının iptali için 300 vatandaşın vekaleti ile dava açtıkların hatırlattı. Scobie, Mahkeme kararı beklemeden Çevre İl Müdürlüğü önerisi ile Muğla Valiliği’nin daha önce verdiği “ÇED gerekli değildir” kararını iptal etmesi üzerine şunları söyledi:
“Bu karardan çok mutluluk duyduk. Bu karar ile yapılacak tesislerin çevreye vereceği zararlar bilimsel olarak araştırılacak. Bu karardan tamamen vazgeçilmesini istiyoruz. Güllük Körfezi’nin göğsüne hançer gibi saplanacak bu projeden tamamen vazgeçerler. Umarız karşımıza bu defa da bir ÇED dosyasıyla çıkmazlar. Zira çıkarlarsa Antik Kentimiz Iasos’ta yapılacak bu liman Projesine itiraz eder ve sonuna kadar mücadelemize devam ederiz. Yanlıştan dönülmesi ise Güllük Körfezi için çok önemli bir gelişme. Körfezde zaten bir liman varken hemen yanına ikinci bir limanın, hem de antik bir kente (İasos) yapılmasının çevreye vereceği kümülatif etkileri hesaplanmadan, halkın görüşü bile alınmadan, ‘ÇED gerekli değildir’ kararının çıkması biz yerel halk tarafından olduğu kadar bilim insanlarımızca da şaşkınlık ve üzüntüyle karşılanmıştı.”
Diğer taraftan, ilimizin genel olarak sosyalist yapısını, yurt dışından yurdumuza gelen göçmenlerin bu ilimize yerleştirilmesi ile bozularak, oylarının artacağını, sosyalist görüşün zayıflayacağını düşünen iktidarın, sadece kendi çıkarları için yapılmakta olan yatırımları bu ilimize yönlendirmesi, ilimizin tabiat güzelliklerinin yok olmasına sebep olmaktadır. Akbelen ormanlarının, yok edilinmeye çalışılması da ayrı bir örnektir.
Muğla’nın Milas ilçesinde maden sahasını genişletmek isteyen YK Enerji’nin Akbelen Ormanı’ndaki ağaçları kesmek istemesine karşı İkizköylüler yaklaşık 3 yıldır direniyordu. Şirket 24 Temmuz günü ormandaki ağaçları kesmek için çalışmalara başladı.
Ağaçların kesilmesine karşı çıkan İkizköylüler ve çevrecilere ise polis ve jandarma müdahale etti. Köylülerin ve çevrecilerin bazıları gözaltına alınırken, ormanda da ağaçlar kesilmeye başlandı. Ağaçları kesen şirket YK Enerji ile Orman Genel Müdürlüğü arasında ‘Ağaçlandırma İş Birliği Protokolü’ olduğu ortaya çıktı. 18 Aralık 2019 tarihinde imzalanan protokolle; şirket 2020 yılında 300 bin, 2021 yılında 300 bin ve 2022 yılında 400 bin olmak üzere 3 yılda 1 milyon fidan dikimi için maddi katkı sağlamayı taahhüt etti. Protokole göre Orman Genel Müdürlüğü fidanların dikimini gerçekleştirecek ve 3 yıl boyunca fidanları koruyacak, şirket ise fidan dikimi ve bakımı için Orman Genel Müdürlüğü’ne ödeme yapacaktı.
Muğla ilimizin, devletimizle olan dertlerinin başında bunlar gelmektedir.

