1. Haberler
  2. YEREL HABERLER
  3. 103 SENE ÖNCE…

103 SENE ÖNCE…

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anadolu kelimesi, Yunanca kökenli Ανατολή (Anatoli) kelimesinden gelir. Doğu anlamına gelir. Başka bir deyişle, bu bölgeye Mikra Asia deniyordu, yani Küçük Asya.

Göç yollarının üzerinde bulunan Anadolu coğrafyası, stratejik önemi nedeniyle büyük güçlerin sahip olma arzularını hep ön planda tutmuş ve bölge, tarihi süreç içerisinde çok sayıda devletlerin kurulduğu ve devletlerin ortadan kaldırıldığı bir mekân olmuştur. Bu yüzden olacak ki, yapılan yeni arkeolojik kazı ve araştırmalar neticesinde farklı kültürler ortaya çıkmakta ve Anadolu’nun tarihini biraz daha aydınlatmaktadır. Anadolu, birçok medeniyete kucak açmış bir topraktı. Ama en yoğun Yunan-Roma ve Pers imparatorluğunun etkilerinde kaldı.

Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen Türkler, Anadolu’ya geldiklerinde burada Rumlar, Ermeniler, Süryaniler ve Araplar vardı. Ancak Bizans, Anadolu’nun tek hâkimiydi. İlk Türk akınlarının başladığı sırada Ani, Van, Lori ve Kars’ta Ermeni prenslikleri bulunuyordu. Kars’ın Rus işgalinden sonra, sınırda bulunan Ani harabelerinin M.Ö. 3000 yıllarına dayandığı görülmektedir. Bu kalıntıların en önemli noktaları ise, yaklaşık kırk kilisenin, bir katedrale bağlı olduğu Katedralin cephesindeki 12’ye bölünmüş bir güneş saatinin olması ile uzay adamları kılıklarında ki Ermeni azizlerinin resimleridir.

1917 Osmanlı – Rusya Savaşı’nda, Ermeni çeteciler, Doğu Anadolu’da Ruslara yardım etmişlerdi. Yüzlerce kişinin ölümlerine sebep olunmuş idi. Rusların Kars’ı terk etmelerinden sonra Ruslar kendi topraklarında bulunan bir şehre “yeni Kars” adını vermişlerdir. Rusçası ise “Novikars”dır.

İşte bütün bunlardan ötürü, Anadolu toprakları yabancı kökenli milletlerin cazibesine sahip olmuş, hatta olmaya da devam etmektedir. Osmanlı imparatorluğunun yabancılara tanımış olduğu bazı haklar (kapitülasyonlar) ile bir kısım yabancılar yurdumuzda bazı haklara sahip olmuşlardı. Bu hakların en önemlisi ise yeraltı zenginliklerimizin onlar tarafından işletilmesi idi. Bütün bunların ortadan kaldırılması ise büyük kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının sayesinde olmuştur.

Osmanlı sisteminin yok edilerek yeni bir Türkiye’nin kurulması, 19 Mayıs 1919 da Atatürk’ün Samsun’ a ayak basması ile başladı. Erzurum ve Sivas Kongrelerini de içine alan Kongreler Dönemi’nin tamamlanmasının ardından Mart 1920 itibariyle Kurtuluş Savaşı’nın silahlı mücadele dönemi resmen başlamıştır. Türk Kurtuluş Savaşı; Doğu Cephesi’nde Ermeniler, Güney Cephesi’nde Fransızlar ve Ermeni çeteler, Batı Cephesi’nde ise Yunan işgal kuvvetlerine karşı yürütülmüştür.

Kurtuluş Savaşı’na son veren muharebe 30 Ağustos 1922 tarihinde gerçekleşen Dumlupınar ya da Başkomutanlık Meydan Muharebesi’dir. Yunan işgaline son vermek ve Anadolu topraklarını işgalden kurtarmak için 26 Ağustos 1922 tarihinde Türk ordusu tarafından Büyük Taarruz başlatılmış ve Yunan kuvvetleri 30 Ağustos 1922 tarihinde Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde yenilgiye uğratılmıştır.

Savaşın ardından İzmir’e doğru geri çekilen Yunan birliklerin peşine düşen Türk ordusu 9 Eylül 1922’de İzmir’e girmiş ve şehri Yunan işgalinden kurtarmıştır. 18 Eylül 1922 tarihinde ise Batı Anadolu coğrafyası tamamen Yunan işgalinden arındırılmıştır.

Tam 103 sene sonra bizlere bu zaferi kutlayabilme bahtiyarlığını veren Büyük kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, tüm şehitlerimize rahmetler ve şükranlar dileriz.

Ne mutlu, Türk’üm diyene…

103 SENE ÖNCE…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481