1. Haberler
  2. GENEL
  3. YÖRÜKLER BU KEZ ‘KÜLTÜREL YOZLAŞMA VE ÖNLENMESİ’ KONU BAŞLIĞI İÇİN SÖYLEDİ

YÖRÜKLER BU KEZ ‘KÜLTÜREL YOZLAŞMA VE ÖNLENMESİ’ KONU BAŞLIĞI İÇİN SÖYLEDİ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Milas Yörük Türkmen Kültür Derneği hem eğlence hem de sorumluluk bilinciyle her yıl gerçekleştirdiği konser için bu kez ‘Kültürel Yozlaşma ve Önlenmesi’ başlığında bir araya geldi. Gece birbirinden güzel etkinliklerle geç saatlere kadar devam etti.

 

Sosyal sorumluluk projelerini eğlenceli geceleriyle birleştirerek birbirinden güzel konuları ele alan Milas Yörük Türkmen Kültür Derneği bu kez ‘Kültürel Yozlaşma ve Önlenmesi’ konu başlığında bir araya geldi. Milas Belediyesi Toplantı ve Evlendirme Salonu’nda Müzik Öğretmeni Ali Çakır şefliğinde gerçekleşen geceye, Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, Milas İlçe Emniyet Müdürü İsmail Toygun, Milas Ülkü Ocakları Başkanı Savaş Ergül, Milas Belediye Meclis üyeleri, Mahalle Muhtarları kurum amirleri ve STK temsilcilerinin yanı sıra yoğun bir kalabalık katılım sağladı.

Dernek üyesi Pelin Kara’nın sunumuyla saygı duruşu ve istiklal marşımızın okunması ile başlayan gecenin açılış konuşmasını Başkan Mevlüt Kiriş yaptı.

“Hem sizleri eğlence hem de sorumluluk bilincini halkımıza tekrar hatırlatmak amacıyla 7 aydır haftanın 1 günü eşimizden, işimizden ve çocuklarımızdan ayrı kalarak bu geceyi hazırladık” diyerek sözlerine başlayan Başkan Kiriş, “Derneğimizin temel ilkesinde olduğu gibi bu gecede de hem sizleri eğlendirelim hem de sorumluluk bilincimizi halkımıza tekrar hatırlatalım istiyoruz.

18 Haziran 2019 tarihinde yaptığımız etkinlikte “Üretelim Ürettiğimizi Tüketelim, Yerel Üretimin Desteklenmesi” konusunu işledik. Daha sonraki 2 yılda salgın hastalıktan dolayı resmen dünya durdu ve yerel üretim konusunun aslında ne kadar önemli olduğunu anladık.

Yine 14 Haziran 2022 tarihinde “2023’e doğru 100. Yılda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Yeniden Şahlanması”, 12 – 13 Haziran 2023 tarihinde “Doğa Ve Deprem Olaylarına Karşı Yörüklerin Tedbirleri” konularını işledik.

Bu yıl ise büyüyen, gelişen ve değişen dünyada özellikle biz yürüyen Türkler Yörükler köküne, giyimine, yiyecek ve içeceklerine, örf ve adetlerine nasıl sahip çıkmalı ve bu konuda neler yapmasını gerektiğini anlatan “Kültürel Yozlaşma ve Önlenmesi” konusunu seçtik. Konumuz hakkında Selimiye Timuçin Biliktan Çok Programlı Anadolu Lisesinden mesai arkadaşım Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenimiz Selahattin Usta’nın kaleme aldığı bir yazı vardı. Ancak hocamızın amcasının vefatından dolayı aramıza katılamamasından dolayı yazısını Okul Müdürümüz Tibet Sökmenoğlu bizlere sunacaktır.

Gecenin hazırlanmasında bizlere destek veren Milas Kaymakamımız Sayın Mustafa Ünver Böke’ye ve kaymakamlık personeline, Milas Belediye Başkanımız ve Dernek Üyemiz Sayın Fevzi Topuz’a ve belediye personeline, Milli Eğitim Müdürümüze, Okul Müdürlerimize, Halk Eğitim Müdürümüze ve personeline, sponsorlarımıza, şefimiz öğretmenim Ali Çakır’a, 7 aydır emek veren koro ve orkestra ekibimize ve gecemize katılarak bizleri onurlandıran siz kıymetli misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ederim. Hepinizden Allah razı olsun.

Bu yıl etkinliklerimiz devam edecek. 4 Haziran Salı günü gündüz Yörük Göçü, akşam Atatürk Kültür Merkezi’nde halkoyunları gösterimiz olacaktır. Şimdiden hepiniz davetlisiniz.”

Dernek Başkanı Kiriş’in ardından aynı zamanda dernek üyesi olan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke konu başlığı hakkında birer kısa konuşma yaptı.

Konuşmacıların ardından Selimiye Timuçin Biliktan Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Tibet Sökmenoğlu kürsüye gelerek, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selahattin Usta’nın kaleme aldığı “Kültürel Yozlaşma ve Önlenmesi” konulu yazıyı okudu.

Salonu dolduranlara kalabalık tarafından beğeni ile dinlenilen ve alkışlarla karşılık bulan yazıda “Kültürel Yozlaşma ve Önlenmesi” şu sözlerle kaleme alındı; “Milletleri yaşatan, kalıcı kılan üç unsur vardır: dil, oluşturduğu medeniyet ve tarih.

Günümüzde bu üç hazine ‘’YOZLAŞMA’’ denen olgunun saldırısı altındadır. Popüler kültür; dilden inanca, mimariden müziğe, yemek kültüründen kılık kıyafete manevi zenginliğimizi, yani bizi biz yapan değerleri tahrip etmektedir.

Dil, bir milletin tarih ve kültürünün muhafızıdır. Bunun içindir ki, dilini kaybeden tüm uygarlıklar tarih sahnesinden çekilmiş, kültürleri de yok olmuştur. Türk Milleti, ‘’Türkçe’’ sayesinde binlerce yıldır ayakta kalmayı başarmıştır. Türkçemizle oluşan edebiyat hazinesi, gönüllerimizi ‘’Horasan Harcı’’ misali bir arada tutmuş ve birlik ruhumuzu her daim canlı kılmıştır. Ninelerimizin anlattığı masallar, dedelerimizin anlattığı destanlar, annelerimizin ninnileri, aşıkların manileri, ozanların koşmaları dilimizi kulaklarımıza nağme nağme üflerken kültür hazinemizi de kalbimize ilmek ilmek nakşetmiştir.

Kaşgarlı Mahmut ile iskeleti oluşan, Ali Şir Nevai ve Karamanoğlu Mehmet Bey ile savunması yapılan ve Mustafa Kemal Atatürk ile milli bir davaya dönüşen Türkçemiz, maalesef popüler kültürün yozlaşma tehdidi altındadır. Gençlerimiz, dil konusunda hassasiyet sahibi değildir artık. Sosyal medya ve özel yayın kuruluşları, başta İngilizce olmak üzere değişik dillerden oluşturdukları yapma, bozuk sözcüklerle Türkçemizdeki musikiyi yok etmektedir. Türkçemiz, argo ve tiki Türkçesi denilen uydurma dillerle kirlenmektedir.

Saygıdeğer misafirler, Değerli Yörük Kardeşlerim;

Türkçemiz temiz ve sağlam kaldıkça fikirlerimiz de mili kültür ve benliğimize uygun olacaktır. Toplumdaki bozulmanın dilimizdeki bozulma ile doğru orantılı olarak artması tesadüf değildir. Türkçesi düzgün bir genç, aynı zamanda büyüklerine de saygılıdır; zayıfı ve küçüklerini korur, bayrağını ve vatanını sever; örf ve adetlerine saygılıdır, gelenek ve göreneklerini yaşatır. Çünkü dilindeki Türkçe; beyninde fikir, kalbinde duygudur. TRT ile büyüyen nesillerin sosyal medya ile büyüyen nesillere oranla daha çok milli kültür hassasiyeti taşıması bundandır.

Kültür ve medeniyetteki yozlaşma hemen hepimizin ortak derdidir. “Türkü sevmeyen TÜRK’ü sevmez” diye güzel bir söz vardır. Maalesef gençlerimiz ana sütü gibi candan, ana sütü gibi temiz türkülerimiz varken yeni akım yabancı müziklerin etkisi altındadır. Sempati duydukları bu yoz kültüre hakim olan saygısız tavır ve kaba sözler gençlerimizin günlük konuşma diline ve davranışlarına yansımaktadır. Çöplükte biten gülü bile koklamayacak kadar ruh temizliğinde hassas olan bir milletin, evlatlarının tavırlarındaki bu bozulmadan rahatsız olmaması mümkün değildir.

Toplumsal ruh sağlığındaki bozulmanın müzik ve sanatımızdaki bozulma ile doğru orantılı olarak artması tesadüfi değildir. Türkülerimiz, şarkılarımız, ninnilerimiz, manilerimiz, ilahilerimiz, nefeslerimiz deme ve deyişlerimizle büyüyen nesiller ruh sağlığı bakımından da sağlam nesillerdi; hemen hepsi güler yüzlü, mutlu ve huzurluydular. Yabancı müzik ve sanat akımları toplumumuzda yaygınlaştıkça anti depresan ilaç kullanımı artmakta, psikolog ve psikiyatri klinikleri yaygınlaşmaktadır. Çünkü bizim sanat ve müziğimiz gönle hitap eder, ruhsal dinginlik sağlar. Post modern kültür sanat ise göze ve nefse hitap eder; ruhu yorar. Bunun içindir ki sanat ve kültürümüzdeki yozlaşmaya karşı tedbir alınmalıdır. Sanat ve müziğimiz yalnız milletimiz için değil tüm insanlığın ruh sağlığı için kurtuluş reçetesidir.

Kıymetli Misafirler;

Yemek ve sofra kültürümüzdeki yozlaşma arttıkça sağlığımız da bozulmadı mı? Hastanelerimiz Türk tipi beslenmeden uzaklaşıp popüler sokak kültürünün beslenme tipini yaşam tarzı yapanlarla dolu değil mi? Post modern kültürün anı kurtaran, sağlık ve geleceği perişan eden bu saldırısına karşı neslimizi korumak milli bir görevdir. Türk tipi beslenmenin sindirim sistemi kaynaklı hastalıkların çaresi olduğu hepimizin malumudur. Türk mutfağı ve doğa ile barışık nesillerin sağlıklı nesiller olacağı açıktır.

Saygıdeğer misafirler, kıymetli yörük kardeşlerim;

Toplumsal barış ve milli birliğin olmazsa olmazı bayramlardır. Bayram ziyaretleri büyüğe saygı, küçüğe sevginin okuludur. Bayram, yardımseverlik ve misafirperverliktir. Bayram, yardımlaşma ve dayanışmadır. Bayramlar, milli benliğimizin geleceğe aktarım hatlarıdır. Popüler kültürle birlikte bayramlarımız da yozlaşmadan nasibini almakta ve toplumdan kopuk tatil fırsatı olarak görülmektedir. Post modern kültürün bireyci yaklaşımı insanlarımızı aile ve akrabalarından koparıp yalnızlaştırmaktadır. Mutlu ve huzurlu yarınlar için bayramlarımıza sahip çıkmak hepimizin davası olmalıdır.

Popüler kültür; örf-adet, gelenek-görenek ve milli kıyafetlerimiz de yozlaştırmaktadır. Toplumsal barış ve huzur merkezli şekillenen milli kültürümüz post modern kültürün bireyci, bencil baskısı altındadır. Nesillerimiz binlerce yıllık tecrübenin birikimden kopuk giyim tarzına özenmekte ve milli kültüründen uzaklaşmaktadır. Güler yüzlü, komşuları ile barışık, huzur içinde yaşayan bir milletin yeni neslinin öfkeli, kimseye güvenmeyen ve kendisiyle bile kavgalı olması çok hazindir. Yaylada tek başına yaşarken dahi aynı milletin ferdi olarak birlik ruhuna sahip olanların çocuklarının kalabalık şehirlerde ruhsal yalnızlık yaşamaları Türk tipi yaşayış tarzının yozlaşmasının açık örneğidir. Bu durum bir felakettir.

Değerli misafirler,

Yozlaşmanın en belirgin olduğu alan ise maalesef mimari ve şehircilik anlayışımızdır. Gerek Selçuklu gerekse Türkistan’ın kadim şehirlerinde şehir merkezinde medrese ve ibadethanelerin olduğunu yerleşimin ise onların etrafında halka halka olduğunu görürsünüz. Çünkü şehrinizin merkezinde ne varsa hayatınızın merkezinde o vardır. Kadim Türk kültüründe hayatın merkezinde ahlak ve bilim olduğundan şehrin merkezine hakim kurumlar da onlardır. Günümüzde ise şehirlerimizin merkezinde dükkanlar ve heybetli kamu binaları vardır, maalesef hayatımızın merkezinde de para ve güç vardır. Bu ise yozlaşmanın en tehlikelisidir.

Saygıdeğer Misafirler, Kıymetli Yörük Kardeşlerim,

Bugün burada kültürümüze sahip çıkmak, benliğimizi korumak için toplandık. İnanıyoruz ki, bu gibi faaliyetler popüler kültürün yozlaştırıcı saldırısı karşısında kurulmuş kalelerdir. Son Türkmen, son Yörük kalıncaya kadar bu kalelere sahip çıkmak milli bir görev, milli bir dava olmalıdır.

Türk kültürünün hakim olduğu vatanda yaşlılar, çocuklar, gençler, zayıflar, yoksullar, kadınlar güven içindedir. Türk gibi yaşamak sağlığın, huzurun, refahın, adaletin ve mutluluğun teminatıdır. Bunun için yozlaşmaya karşı uyanık olmak hem milli bir görevdir hem de insanlığa karşı borcumuzdur.

Değerli Dernek Başkanımız Mevlüt KİRİŞ’e bu özel günde toplumsal bir yaraya dikkat çektiği ve böyle önemli bir konu başlığı seçtiği için teşekkür eder Yüce Allah’tan bu aziz vatanda Türkmen kültürünün ebediyen yaşamasını diler, hepinize saygılar sunarım!”

Kültürel Yozlaşma ve Önlenmesi konusunun işlenmesinin ardından sırasıyla, Sakarya Ortaokulu öğrencileri çok sesli çocuk korosu, Dernek üyesi görme engelli Harun ve eşi Esra İnpınar ‘Sunam’ türküsünü seslendirdi.

Yine dernek üyesi Mustafa Kiriş Burdur yöresi türkülerinden Şu Çavdır’ın hallerini çalıp seslendirirken, Derneğin denetim kurulu başkanı Refik Bozkurt Afyon yöresine ait Karahisar Kalesi isimli parçayı çalıp söyledi. Her iki dernek üyesi de alkışlarla bu kez koro için sahnede yer aldı.

Dernek üyelerinden oluşan koro ekibi, Milas Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan konser izleyenler tarafından beğeni topladı.

Geceye katılan Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ve Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz programın sonunda sahneye çıkarak emek verenleri tek tek tebrik ettiler.

Etkinliğin düzenlenmesinde katkısı olan dernek üyesi Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Belediye Meclis Üyesi İlhan Şimşek, Murat Yazar, Murat Yıldırım, Barbaros Gezgin, Mahalle Muhtarları Ayhan Demirçivi, Bayram Arıcı, Mehmet Çoban, Osman Öner, Mustafa Yıldız ve Sedat Karacan’a teşekkür eden Dernek Başkanı Kiriş, sponsorlara da teşekkür plaketi verdi. Katkı sağlayan, geceye katılan tüm kurum amirlerine teşekkür etti.

YÖRÜKLER BU KEZ ‘KÜLTÜREL YOZLAŞMA VE ÖNLENMESİ’ KONU BAŞLIĞI İÇİN SÖYLEDİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481