Ekonomik ve teknik olguların belirlenmesi sonucunda neredeyse uluslar arasındaki sınırlar kaybolmuş, bilgiye ulaşmanın yanı sıra halk kültürünü etkileyebilecek olumsuz olgulara ulaşmak kolay hâle gelmiştir. Bireylerin iletişim ve etkileşim gereksinmeleri boyut değiştirmiş geleneksel değerler şehirlerde hızla kaybolmaya başlamıştır.
Türkiye, hızlı bir kültürel değişim ve gelişim süreci yaşamaktadır. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçen toplumumuz, bugün artık bilgi ve iletişim toplumuna geçiş aşamasındadır. Sanayi ve tarımın gelişmesi, ulaşım ve teknolojinin getirdiği yenilikler, iletişim şehirlerde halk kültürünü etkilemektedir.
Türkiye’de kültürel değişim gereği şehirlerde yaşama biçiminin değişmesi, pek çok eski gelenek ve görenekleri de değişime uğratmaktadır. Yakın bir gelecekte farklı yörelerimizde geleneksel nitelikleriyle üretilmekte olan halk kültürü ürünlerini, bunlara bağlı inanç, davranış ve değer yargılarının değişmesiyle bulamayacağız. Bugün geç kalmış sayılmayız.
Toplumumuz her ne kadar hızlı bir kültürel değişimle karşı karşıya kalsa da eski ile yeni şehirlerimizde iç içe yaşamaktadır. Şehirlerimizde halk kültürünün geleneksel örneklerinin uzmanlar tarafından belirlenip, halk kültürü müzelerinde saklanıp, gelecek kuşaklara aktarılması, zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gereken bir görevdir.
Gelenekler içinde bulundukları çevrenin sosyo-ekonomik durumuna göre davranış kalıpları geliştirirler. Ulaşım ve teknolojinin getirdiği yenilikler yerel kültürü etkilemiştir.
Millî kültürün biçimlenmesinde de şehirlerimizde hala yaşatılmakta olan halk kültürünün önemi büyüktür. Bu nedenle Türk halk kültürünü ülkeye ve dünyaya tanıtma çalışmaları, şehir kültür politikaları doğrultusunda yapılmalıdır.
Kültür politikaları, günümüz ve geleceğin kültür yapısının belirlenmesinde kültürel mirasın korunması ve tanıtılmasında etkin rol oynar. Halk kültürü sözlü, yazılı kültür ortamlarının yanı sıra elektronik kültür ortamlarında da yayılır hale gelmiştir.

