1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. SEÇİMLERE SAYILI GÜNLER KALA

SEÇİMLERE SAYILI GÜNLER KALA

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Seçmenler olarak her gün yeni iddialarla bir seçime daha hızla yaklaşıyoruz. Siyasi partilerin elbette vaatleri var kimi vaatlerini elindeki kamu gücünü kullanarak yapıyor AK Parti ve CHP gibi.

Zira biri merkezi yönetimin biride elindeki belediyelerin imkanları ile bunu yapıyor. Kimileri ise kendi öz kaynakları ile seçim çalışmaları yapıyor.

Seçmeni inandırmak mı, yoksa kandırmak mı amaç derseniz?

Ben ikincisi için yaptıklarını düşünüyorum genellikle…

Zira bir kere en basitinden partilerin veya adayların seçimler esnasında israftan hiç kaçınmadıkları ortada sosyal medyanın bu kadar aktif olduğu bir dönemde bile sokaklar siyasilerin broşürlerinden çöplüğe dönmüş durumda.

Bu en basit israf örneği daha bir sürü örnek verilebilir daha seçilmeden sırf oy için israfa başvuran bir kafa hangi partiye mensup olursa olsun belediyede israfın önüne geçebilir mi? Yoksa bizzat israf eden mi olur.

Ya da şöyle söyleyeyim yaşadığı şehre bir hayırda ben edeyim dememiş komşusunu bile tanımayan bir aday başkan olunca sizi tanır mı?

Veya başka bir soru sorayım Milas birinci derece deprem bölgesi ve burada merkez üssü Milas olan 6 ve üzeri bir depremde ovadaki binaların %80’i yıkılır diyor uzmanlar. Peki hem Şehircilik Bakanlığı hem de belediye bu yapıları ve bu yapıları yapanları neden denetlemez ya da hangi kriterlere göre denetlediler. Bakın bakanlık AK Parti’de belediye CHP’de ikisi de buna göz yummasa şirketler bunu yapabilir mi?

Biz daha önce kendine ilçe kuran, kendine özel imar planı hazırlayan, kendi sülalesinin ömür boyu elde edemeyeceği mal varlığını yedi ceddine fersah fersah dağıtan belediye başkanları gördük öyle değil mi? Soru şu şimdi bunlara yenilerini eklemek istiyor muyuz istemiyor muyuz?

Misal özellikle belediyeyi alamazsam size hizmet gelmez diyen bir başkan varken alırsa hizmet getireceğine inanan çıkar mı? Bence getirmez zira getirecek olan zaten getirirdi ve belediyeyi de alırdı.

Öbür yandan 30 senedir Milas’ı yöneten CHP şimdiye kadar ne yapmadı da şimdi yapacak.

Metin İLHAN, Akın ÜSTÜNDAĞ gibi birkaç tane karakterli vekil dışında birkaç tane omurgalı başkan dışında CHP kadroları liyakatten uzak ve beceriksiz önce CHP kendi içinde samimi bir öz eleştiri ile yola çıkmalı ama bu kadrolarla çok zor hatta imkansız hep vurguladığım gibi tek merkezli sistemin farklı isimlerle tezahür eden hali AK Parti ve CHP.

Kimseye karşı ön yargılı değilim eğer eksik ya da yanlış bildiğimiz bir konuda açıklık getiren aday olursa seve seve yanında olur doğrusunu da yazarım.

Amaç üzüm yemek bağcıyı dövmek değil.

Sadece toplum saf değil, bir uyanık varsa herkesi uyandırmaya yeter milleti saf sanmayın diyorum.

İyi hoşta peki ne yapacağız bu ucube sistem ve sistemin aktörlerinden nasıl kurtulacağız?

Bunun başka bir yolu var mı bilmiyorum ama benim önerim daha iyi bir önerme çıkana kadar şu; sandığa gittiğimizde ahlaklı, liyakat sahibi, etik değerlere saygılı ve dürüst, oturmasını kalkmasını bilen, genç ve yetenekli üslup sahibi adaylar yoksa o zaman sandığı boykot edin.

Neden mi?

Zira eğer sistemin partileri AKP, CHP, MHP, v.s. toplamda hepsi %60-65 bandında kalırsa yada seçime katılım %50-55’lerde kalırsa emin olun halk kendi devrimini yapmış olur ve bir çok belediye kazanamaz o yüzden ona verdiğim oy boşa gider dediğiniz başkan adaylarına kalır en azından statükoya milletin tokatı inmiş olur ve bu durum erken seçimin yolunu açar yeni bir siyasi çağ başlatır. Yeter ki herkes ideolojisini kendi menfaatini bir kenara koyup 1918 ruhuna geri dönsün.

Bu söylediklerimi kimseyi rahatsız etmek için değil, daha güzel bir sabaha uyanmak için yazıyorum.

Daha güzel bir Milas daha güzel bir Türkiye daha güzel bir dünya için söylüyorum

31 Mart sabahı bir seçmen olarak oy verirken keşke dememek için soruyorum.

Adayların hangisi daha ahlaklı, daha iyi projelerle ortaya çıkarsa oyum onadır. İdeolojisi, rengi, ırkı, parası pulu, itibarı ne olursa olsun benim için kriter sadece ahlaklı ve liyakat sahibi olması aklıselim ve sağlıklı düşünen herkeste böyle yapar sanıyorum.

Ya da yapmalı!

Zira bu memleket kimsenin tekeline bırakılacak babadan oğula miras geçen zeytin tarlası değil, iki yüz elli bin şehit verilerek Çanakkale’de destan yazılarak alındı. Bu topraklar iman ve ahlak üzere yeniden yeşertildi şimdi kimseye peşkeş çekmeye hakkımız yok…

Not: Bu seçimde şehrin ekonomisini geliştirmeye yönelik projeleri olan adayların şansı bence daha fazla zira belediyeler sadece kültürel faaliyet projeleri ve rutin görevlerinin gereği olan temizlik şehir içi yol v.s çalışmaları dışında şehrin ekonomik kalkınmasına da hizmet eden projeler üretmek zorunda bunu vaat eden adaylar ile farkındalıklar yaratabilecek yenilikçi projeleri olan adayların maça 1 puan önde başlaması söz konusu.

Ve bir hatırlatma bu seçim Milas’ta ne CHP için nede AK Parti için çantada keklik değil, zira DEM Parti, Yeniden Refah Partisi adayları varken Kürt seçmen CHP ya da AKP bloğunda yekpare buluşmaz, ayrıca AK partiye kızgın ama CHP’den kaçan seçmen içinde Yeniden Refah Partisi ve BTP bir alternatif olurken, CHP’ye kızan seçmen içinde sandığı boykot alternatifi ortada bir de Mehmet Çayırlı faktörü de CHP için bir risk zira oradan ciddi bir oy alabilir…

Ancak miting meydanlarında kalabalıklar sizi aldatmasın! Ayrıca AK Parti kamu personelini nasıl topluyorsa CHP’de belediye personellerini topluyor.

Milas özelinde haydi hayırlısı…

Muğla içinse BTP adayı Öznur hanımın aradan sıyrılması süpriz olmaz…

Mevlam neylerse güzel eyler deyip noktayı koyalım.

SEÇİMLERE SAYILI GÜNLER KALA
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481