1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. “CAMBAZA BAK SEN” YENİ BÖLÜMÜYLE CINEMALARDA

“CAMBAZA BAK SEN” YENİ BÖLÜMÜYLE CINEMALARDA

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Aslında teknoloji hayatımıza girdiği günden beri bizzat bu filmin farklı varyasyonlarını defalarca izledik ülkemizin sinema tarihi kadar dünya televizyonculuk ve sinema tarihiyle yaşıt en uzun soluklu film serisi bu olsa gerek.

Zira olgulardan koparılmış algılara esir edilmiş toplumlar halini aldık bu film serisiyle.

Şimdi günümüzdeki bölümleri gözümüzün önüne getirelim ve tahminde bulunalım gelecekte bizleri ne bekliyor yeni bölümlerde.

Biliyorsunuz son dönemde yine şehit haberleri peş peşe geldi. Allah hepsinin mekanını cennet eylesin diyerek konuya girelim

Şimdi soru şu bu kadar kara harp kabiliyeti yüksek bir ordu aynı yerde 2 kere peş peşe nasıl pusuya düşülür?

Peki olgu ne?

Kara harp kabiliyeti bu kadar yüksek bir ordu üç beş çapulcuya pabuç bırakmayacak kadar güçlüyse ne olur hadi bir istihbarat zafiyeti yaşandı diyelim ki bir emir komuta hatası oldu masum bir hata ilk pusu atıldı şehit verdik sonrasında orada ikinci Pusuya cesaret edebilecek bir sivrisinek dahi kalmaması gerekir normal şartlarda.

Peki algı ne?

Hava şöyleydi böyleydi şartlar ortada kahraman ordumuz mücadelesine amansız devam ediyor…

Gelelim iç güvenliğe sağ olsun Sayın Ali Yerlikaya sayesinde dünyadaki tüm çetelerin mafyaların isimlerini öğrendik maşallah hepsinin de ortak yönü bir İstanbul ofislerinin olması teröristlerin ayakkabı numaralarını bilen bakan döneminden sonra çetelerin ofislerini bilen bakan dönemine geçiş yaptık en azından bu sefer o ofislerdekileri topluyorlar buda ilerleme sayılır.

Peki soru şu bunlar madalyonun görünen yüzü ancak bunlara burada cirit atma lüksü tanıyan görmezden gelen veya bir şekilde görmeyi beceremeyenlere de hesap sorulacak mı?

Ya da senin benim ayrımı var mı?

Şu an için kaçmasına izin verilen ya da seni seneye tutkularız duruma göre belki de şimdilik senle işimiz yok sen bize lazımsın denilen çete liderleri var mı?

Olgu şu, devlet isterse ne bir terörist bırakır nede bir çete lideri 3 ayda hepsinin ümüğünü sıkar ama yapmıyor acele etmiyor dokunmuyor…

Zira bunun bizim bildiğimiz ya da bilmediğimiz birçok nedeni var bazıları saçma olsa da…

Oluşturulan algı ise şu, dış güçler bunları besliyor biz temizliyoruz ama yeniden ürüyorlar ne yapalım. Amerika ile ya da batı ile savaşacak değiliz.

Sonuç; umutlarını yitirmiş bir toplum

Tabi bu arada bize izletilen bu filmin perde arkasında dönen kirli hesaplar ve oyunlarda cabası…

Bir de meşhur Dilan kızımız var tabi garibim belki de yaşanan olayın en masumu basit bir piyon kara para akladı diye MASAK tarafından incelenen ama aslında büyük resmin küçük noktası olan ablamız.

Tek kusuru var oda şımarıklık e oda kadı kızında da olur malum o kadar parayı bulunca şımarıklık yapmayacak insan çok azdır.

Peki soruya gelelim? Bu paraları kim verdi nerden geldi?

Olgu şu; Dilan Polat’ı 3-5 senede bu servete götüren gücün kaynağı aslında Dilan Polat’ı MASAK ve devletin emniyetinin önüne atan güç yani bu iş eğer biraz daha uzarsa ucu bürokraside siyasette epeyce kişiye dokunur.

Peki Algı ne? Bir süre sonra Polat olayının üstü örtülüp sular durulunca da serbest kalacaklar.

Sonuç: Eğer bu olmaz ise bir şekilde basına bürokrasiden siyasetten isimler düşecek ve bu iş dallanıp budaklanacak buna izin vermez Dilan’ı bu tuzağa itenler belli ki devletin içinde yuvalanmış bir otorite bu…

Bir başka mesele Terim fonu…

Malum orda da bir yetim var Seçil Erzan garibimi birde tutukladılar. Hakimlerde de hiç vicdan kalmamış canım tutuklanacak en son kişi belki de Seçil bu olayda!

Olgu şu; Seçil Erzan para verenler kara para ile vergi kaçırarak zengin olmak istediler ve Seçil bunlara yardım ederken  tabi para karşılığında.

İstediği gibi yürütmedi ve parayı batırdı.

Algı şu bir banka müdiresi banka müşterilerini saadet zinciri, ponzi v.s adı altında dolandırdı.

Sonuç: Seçil Erzan tutuklu Fatih Terim kaçtı.

Gelelim kıymetli emeklilerimize öyle ya reis bu yıl emekliler yılı dedi…

Yoksulluk sınırı 40 bine dayanmış asgari ücret 17 bin olmuş açlık sınırı neredeyse 15 bine dayanmış en düşük emekli maaşı 10 bin diyorsunuz.

Soru şu memur emeklisine 49 işçi emeklisine 42,6 oranında yapılan bu zamların neden oranı farklı ayrıca açlık sınırı altında bir emekli maaşı git yeniden çalış demek mi yoksa öl de artık senden kurtulalım demek mi?

Olgu şu; hükümet bedeli peşinen ödenmiş bir hakkı vermemek için diretiyor. Ve emekliler arasında pozitif bir ayrımcılık yapıyor yani anayasanın eşitlik ilkesini yok sayıyor ayrıca hem ahlak hem etik açıdan asgari ücretin ortalama iki katı olması gereken en düşük emekli maaşı asgari ücretin neredeyse yarısına tekabül ediyor.

Algı şu; verebileceğimiz en yüksek oranları verdik sabredin bizim kadar zam yapan hükümet mi vardı

Sonuç: insanca yaşamaktan mahrum bırakılmış yoksulluğa hatta açlığa ve köleliğe itilmiş emekliler…

Birkaç konu başlığı üzerinden yaptığımız kısa kısa değerlendirmeler bize gösteriyor ki bilerek izletilen cambaza bak filmiyle biz aslında emekliye yapılmayan zammı konuşurken bazılarının gemiciklerini trilyonluk ihalelerini kaçırıyoruz, biz küçük Dilan’ı izlerken aslında büyük Dilanlar cirit atıyor ortalıkta,

Biz şehit haberlerini izlerken bir toplumun ruhu, özü imha ediliyor gözümüzün önünde, ülkemizde kara para aklayan, vergi kaçıran, bürokraside, siyasette adamı olan yırtar garip kalan yada yukardakileri kızdıran dolandırıcı olur tu kaka olur.

Şimdi gelin sizlerde bu bilgiler ışığında gelecek bölümleri tahmin edin…

Öyle ya emekliye işçiye çalışana hem yoksulluk sınırı altında maaşları reva görüp hem de vergilerle tepelerine binen hükümetin “itibardan tasarruf olmaz” anlayışı devam ederken tüpçünün topçunun, müteahhitin vergi borçlarını milyon milyon silinirken, toplumun hızla erozyona kurban gittiği ahlak yozlaşmasının  psikolojik ve sosyolojik çöküşün hızlandığı bir dönemde acaba bizleri daha çok ekrana bağlayacak ne olabilir hadi beyin jimnastiği olsun.

“CAMBAZA BAK SEN” YENİ BÖLÜMÜYLE CINEMALARDA
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481