200 Kilogramdan 40 tonluk hedefe: SERCİ’nin Zeytindeki Yolculuğu

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milas’ın Memecik zeytinini ve bu eşsiz üründen elde edilen zeytinyağını katma değerli bir markaya dönüştüren SERCİ adlı işletme, 2014 yılında başlayan yolculuğunda önemli bir mesafe kat etti. İlk yılında 200 kilogramlık satışla yola çıkan işletme, bugün Türkiye’nin dört bir yanına internet üzerinden ürün gönderiyor, ihracatını sürdürüyor. Muğla’da bireysel anlamda ilk coğrafi işaret alan işletme olmanın sorumluluğunu taşıyan SERCİ’nin 2027 hedefi ise iç pazarda 30 ton, ihracatta 10 ton.

 

SERCİ adlı işletmenin sahibi Mustafa Baş; “Milas’ın bereketli topraklarında yüzyıllardır yetişen Memecik zeytini, yalnızca bir tarım ürünü değil; bu kentin kültürünü, ekonomisini ve geleceğini taşıyan önemli değerlerden biri. Bu değerin markalaşması, coğrafi işaretle korunması ve Milas’ın adıyla daha geniş pazarlara ulaştırılması ise üreticiden işletmeciye, kooperatiflerden yerel yönetimlere kadar uzanan ortak bir çabayı gerektiriyor” diyerek 2014 yılında başlayan yolculuğun bugün geldiği noktayı anlattı.

 

BU YOLCULUĞUN DİKKAT ÇEKEN ÖRNEKLERİNDEN BİRİ DE SERCİ.

2014 yılında ana yol üzerinde bir restoran olarak başlayan SERCİ’nin zeytin ve zeytinyağıyla kurduğu bağ, ilk yıllarda daha çok yol üzerinde ürün satışıyla başladı. Ancak işletme, daha ikinci yılında ürünlerini marka çatısı altında toplamaya yöneldi. Mustafa Baş, o günlerde yıllık satışın yalnızca 200 kg olduğunu, bugün gelinen noktada ise hedefin tonlarla ifade edildiğini söyledi.

 

200 KİLOGRAMDAN 30 TONA

“SERCİ’nin hikayesinde rakamlar aslında yalnızca büyümeyi değil, bir hayalin adım adım gerçeğe dönüşmesini anlatıyor” diyen işletme sahibi Mustafa Baş; “İlk yıl 200 kg olarak başlayan satışlarımız sonraki yıllarda 400, 600 kilogram seviyelerine yükseldi. 2020 yılına gelindiğinde ise perakende satışlarımız yaklaşık 8-10 tonluk seviyelere ulaştı” dedi.

İhracatın uzun süre işletme için ulaşılması uzak bir hedef olarak görüldüğünü ancak ilk ihracatı İsviçre’ye 1 tonluk gönderimle birlikte işletmenin, doğal olarak kendisinin de vizyonunun değiştiğine vurgu yaptı. Sonraki yıl ihracat rakamın 2 tona çıktığını belirten Baş, 2024 yılına kadar yaklaşık 10 tonluk ihracat gerçekleştirildiğini söyledi.

“SERCİ için ihracat bugün hala yalnızca satış anlamına gelmiyor. İşletme olarak özellikle butik ve özenli üretim anlayışından taviz vermeden, kaliteli Milas ürününü yurt dışına taşımayı hedefliyoruz” diyen Baş, 2027 yılı için belirlenen hedefin iç pazarda 30, ihracatta ise 10 ton olduğunu söyledi.

İşletme, üretimin niteliğini ve ürün kalitesini koruyarak büyümek istiyor.

 

“BİZ BUNU BUTİK YAPIYORUZ”

“SERCİ’nin büyüme anlayışının temelinde daha fazla üretmekten önce daha kaliteli ve özenli üretmek var” diyen Mustafa Baş, işletmenin büyük miktarlarda üretim yapan bir yapıdan ziyade butik üretim anlayışıyla yoluna devam ettiğini söyledi. Zeytinin seçilmesinden işlenmesine, uygun koşullarda saklanmasından ambalajlanmasına kadar her aşamada kaliteyi öncelediklerini ifade eden işletme sahibi Mustafa Baş, “İhracatta daha yüksek miktarlara ulaşabilecek bir pazar olmasına rağmen, SERCİ için öncelik tonaj değil, ürünün niteliğidir” dedi.

Türkiye içinde ise internet satışları işletmenin önemli kanallarından biri haline gelmiş durumda. Ayda yaklaşık 400 kargoya ulaşan satış ağıyla ürünler Türkiye’nin en uzak noktalarına kadar gönderiliyor. Her gönderi, aynı zamanda Milas’ın da başka bir kente ulaşması anlamına geliyor. SERCİ cephesinden bakıldığında bu durum yalnızca ticari bir başarı değil, Milas’ın tanıtımına katkı sağlayan bir çalışma olarak değerlendiriliyor.

 

“MİLAS’I ÇOK İYİ YERLERE TAŞIYORUZ”

SERCİ’nin hikayesinde coğrafi işaret ayrı bir yerde duruyor. Muğla’da bireysel anlamda ilk coğrafi işareti alan işletme olarak SERCİ, bir ürünün üzerinde yalnızca kendi markasını değil, aynı zamanda Milas’ın adını da taşıyor. Bu nedenle işletmenin hedefi yalnızca kendi markasını büyütmek değil, Milas Memecik zeytininin ve bu zeytinden elde edilen zeytinyağının bilinirliğini artırmak.

SERCİ’nin yaklaşımına göre Milas’ın sahip olduğu değer, tek bir işletmenin çabasıyla hak ettiği yere taşınamaz. Daha fazla üreticinin markalaşması, ürünün etiketli ve kayıtlı şekilde pazara sunulması, kooperatifleşmenin güçlenmesi ve üreticilerin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Çünkü Milas’ın zeytini ancak üreticinin kazandığı, ürünün gerçek değerini bulduğu ve markalaşmanın yaygınlaştığı bir sistem içerisinde geleceğe taşınabilir.

 

ÜRETİCİNİN YÜKÜ AĞIRLAŞIYOR

Zeytin sezonunun yaklaşmasıyla birlikte üreticinin gündeminde ise maliyetler var. Mazot, işçilik, nakliye ve ürünün uygun koşullarda muhafaza edilmesine ilişkin giderlerin artması, üreticinin yükünü her geçen yıl artırıyor.

SERCİ de üretimin içerisinde olan bir işletme olarak bu tablonun farkında. İşletmenin değerlendirmesine göre mevcut koşullarda bireysel olarak markalaşan ve ürününe katma değer kazandıran üretici bir ölçüde ayakta kalabiliyor. Ancak genel tabloya bakıldığında üreticinin daha fazla desteğe ve örgütlü bir yapıya ihtiyacı bulunuyor. Burada çözümün önemli ayaklarından biri ise kooperatifleşme.

Üreticinin zeytini rastgele toplaması, uygun olmayan kaplarda taşıması ve ürünü ham halde pazara sunması yerine; kaliteli üretim, doğru hasat, uygun depolama, markalaşma ve perakende satış zincirinin oluşturulması gerektiğini vurgulayan Baş, “SERCİ’nin mesajı açık: Milas zeytini ham madde olarak değil, katma değerli bir ürün olarak pazarlanmalı” dedi.

 

“BİR KİŞİ YETMEZ, DAHA ÇOK KİŞİ OLMALI”

SERCİ’nin özellikle üzerinde durduğu ürünlerden biri de Milas Yağlı Zeytini. İşletme sahibi Mustafa Baş’a göre Milas Yağlı Zeytini, ilk kez deneyen tüketiciden güçlü geri dönüşler alan, farklı ve önemli bir yerel ürün. Ancak bu değerin yalnızca bir işletmenin çabasıyla tanıtılmasının mümkün olmadığını belirtiyor.

Mustafa Baş’ın yaklaşımına göre aynı hedef doğrultusunda hareket eden 10 işletme, hatta daha güçlü bir kooperatif yapısı, Milas ürünlerinin çok daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilir. Çünkü mesele yalnızca bir markanın büyümesi değil. Milas’ın kazanması, üreticinin kazanması ve toplumun kazanması. Bu noktada Milas Ticaret ve Sanayi Odası ile Milas Belediyesi’nin sağladığı desteklerin de önemli olduğu ifade ediliyor.

 

HASAT ŞENLİĞİ TANITIM İÇİN ÖNEMLİ BİR VİTRİN

SERCİ’nin Milas Zeytin Hasat Şenliği ile ilişkisi de yıllardır devam ediyor. Bu yıl 12’ncisi düzenlenecek Uluslararası Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali’nde her yıl stant açarak ürünlerini tüketiciyle buluşturan işletme sahibi Mustafa Baş, şenliğin hem kendisi hem de Milas açısından önemli bir tanıtım fırsatı yarattığını düşünüyor. Yerel ve ulusal basında yer alan haberlerin yanı sıra, şenliğe gelen ziyaretçilerin Milas’ın zeytini ve zeytinyağıyla doğrudan tanışması da kentin tanıtımına katkı sağlıyor. Özellikle turizm hareketliliğinin yoğun olduğu bölgede düzenlenen bu tür etkinliklerin Milas’ın tarımsal değerlerinin tanıtılması açısından önemli olduğu belirtiyor.

 

SERCİ CEPHESİNDEN ŞENLİĞE İLİŞKİN BEKLENTİ İSE DAHA FAZLA TANITIM.

Etkinliğin altyapısının önemli ölçüde yeterli olduğu, ancak reklam ve duyuru çalışmalarının daha da güçlendirilmesiyle şenliğin çok daha geniş kitlelere ulaşabileceğini ifade eden Mustafa Baş’ın hedefi, Milas’ın adını daha uzağa taşımak. SERCİ’nin gelecek planlarının merkezinde ise yine Milas var.

İşletme, Bodrum, Muğla ve Milas gibi merkezlerde daha kolay ulaşılabilir satış noktaları oluşturmayı hedefliyor. Bunun yanında internet ve dijital tanıtım çalışmalarına ağırlık vererek Türkiye genelindeki müşteri ağı büyütülmek isteniyor. Yurt dışı pazarında ise 2027 için 10 tonluk ihracat hedefleniyor. Ancak SERCİ açısından ihracatta belirleyici olan maliyetlerden önce ürünün kalitesi.

İşletme Mustafa Baş; istenilen bahçeden, istenilen koşullarda ve seçilerek temin edilen zeytinlerle üretim yapmaya özen gösterdiklerine vurgu yaparak, ürünün kalitesini korudukları sürece ihracatın önünde bir sınır olmadığını düşünüyor. Çünkü dış pazarda asıl belirleyici olanın, özenle seçilmiş, doğru zamanda toplanmış ve doğru yöntemlerle hazırlanmış kaliteli ürün olduğunu belirtiyor.

 

BİR İŞLETMEDEN DAHA FAZLASI

2014 yılında ana yol üzerindeki bir restoranın yanında başlayan küçük ölçekli zeytin ve zeytinyağı satışı, bugün Türkiye’nin dört bir yanına ulaşan ve yurt dışına ihracat yapan bir markaya dönüşmüş durumda. 200 kilogramlık ilk satıştan 30 tonluk iç pazar hedefine, hayal olarak görülen ihracattan 10 tonluk yeni hedefe uzanan bu hikayenin merkezinde ise aynı ürün var: Milas’ın Memecik zeytini.

İşletme sahibi Mustafa Baş, “SERCİ’nin hikayesi aslında Milas’ın sahip olduğu değerin doğru işlendiğinde, markalaştırıldığında ve tüketiciyle doğru buluşturulduğunda ne kadar güçlü bir ekonomik değere dönüşebileceğini de gösteriyor. Bugün SERCİ için hedef yalnızca daha fazla satış yapmak değil; Milas’ın Memecik zeytinini ve bu zeytinden elde edilen zeytinyağını daha geniş kitlelere tanıtmak, üreticinin emeğinin karşılığını almasına katkı sağlamak ve Milas’ın adını zeytin ve zeytinyağıyla birlikte daha uzak coğrafyalara taşımak. Çünkü bir zeytin ağacının hikayesi yalnızca dalında başlayan bir hikaye değil. Toprakta başlayan o hikaye; üreticiyle, emekle, markayla ve doğru tanıtımla dünyanın başka bir ucundaki sofraya kadar uzanabiliyor.”

SERCİ’nin 2014’te başlayan yolculuğu da bugün tam olarak bu hikayenin Milas’taki örneklerinden biri olarak yoluna devam ediyor.

200 Kilogramdan 40 tonluk hedefe: SERCİ’nin Zeytindeki Yolculuğu
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.